20 Temmuz 2010 Salı

Bir atağın anatomisi 2, tedavi

Öncesi Bir atağın anatomisi 1, fark ediş

Merhabalar tekrardan en son bıraktığım noktada pazartesi günü doktoru arayacaktım ve sabah aradımda. Kendisi Cerrahpaşada olmadığı için beni hemen acile çağırdı. Aramızda özetle şöyle bir diyalog geçti "hocam ben atak geçiriyorum sol gözden", "göz kaslarında ağrı var mı?", "evet hocam var", "o zaman nöroloji acile gel bugün." Neyse efendim tabi bu haberle birlikte çıktık Beykozdan doğru hastaneye. Leventte kadar arabayla gidip oradan tek başıma gidecektim ki insanlar benim düşmediğimi ve hala ayaklarımın üzerinde durduğumu düşünsün. Aslında oldukça ironik bir düşünce ama başka bir şey gelmiyor insanın elinden, ben yıkılmadım mesajını sürekli olarak vermeniz gerekiyor. MSliyseniz zaten alışıyorsunuz bu sürece, isteseniz bile farklı davranılmıyor. Ayrıca yanımda birisi olmadığı için rahatımda, daha serbest olacağım anlamına geliyor.  Sadece kendimden sorumluyum ve bir süre boyunca maskelere gerek yok. İşte nöroloji acile git, kayıt işlemleri, kan ver, idrar tahlili ver falan derken saat 2 oldu. Bir dünya gereksiz işlem var hastanede, boşu boşuna koşturuyorlar sizi sağa sola. Hayır benim fiziksel olarak bir engelim yok ama olanlar nasıl hallediyor bilemiyorum. Konumuza dönelim tekrardan çok boş hissettiğimi hatırlıyorum o gün boyunca. Sürekli olarak bir yerlere koşuşturup, bir şeyler yapıp en az seviyede düşünmeye çabaladım. Atak geçirdiğim kesin, kortizonlar reçeteye yazılmış efendim. Acaba bugün mü başlayacak, sonraya mı sarkacak. Bir dünya soru var ve onlarla yüzleşmemeye çalışıyorsunuz. Hani bir önceki yazımda bir yelkenliden bahsetmiştim ya işte sanki o yelkenli fırtınanın sınırında. Giderek daha da içine doğru çekiliyorsunuz. Korku veya kaygı hissettiğimi hatırlamıyorum sadece gelecek planlarımın yıkılmasını izledim. Düşünceler kayboldu, hedefler gitti, amaçlar yok oldu bomboş bir ben kaldım geriye. Ms ve gelecek zaten büyük bir sorun her zaman "benim bir geleceğim yok, sadece şimdim var." cümlemi tekrarlamak zorunda hissettim kendimi. Artık yeni bir süreç başlayacaktı, ilaçlarımı aldım ve eve doğru yola çıktım. Saat geç olmuştu ve kortizonu bir gün geciktirdim bu şekilde. Önemli olan o değildi. Eve dönüş yolunda da canım arkadaşım Aylin ile görüştük. Bizim memlekette nasılsın sorusuna iyiyim diye cevap verilir elbette. Belki biraz üsteleseydi daha fazla anlatabilirdim ama gerçeği söylemek gerekirse ne bende anlatacak güç vardı ne de herhangi bir kelime. Onun içinde zor bir süreç elbette, kabullenme döneminde ve büyük bir şaşkınlık içerisinde. Bakışlarından korktuğunu görüyorum elimden geldiği kadar yardımcı olmam lazım. Her şeye rağmen yanımda olması inanılmaz rahatlattı beni, ihtiyacım varmış.

Tedavi 1.gün: Gece boyunca doğru düzgün uyuyamadım, uyumak istemedim belki bilmiyorum. Sabah için alarmı kurdum, her şey hazır ve saat 7.30 da uyandım. İlk gün kuzenim benimle gelmek istediği için onunla birlikte paşabahçeye doğru yola çıktık. Not olarak söyleyeyim Paşabahçe SSK harika bir hastane, ben bu kadar temiz bir acil görmedim bu güne kadar. Kimin emeği geçtiyse Allah razı olsun. İşte efendim serum bağlanır size bir yarım saat kadar sürer ve biter. Sonra da aynı şekilde eve dönüş yolu bekliyor sizi. Yalnız olmadığınız için güçlü görünmeye çalışıyorsunuz elbette ama yanınızda birisinin olması önemli. Bu arada bir şeye başlanmış olması o büyük belirsizlikten çok ama çok daha iyi. En kötü ihtimal bile kabul edilebilir geliyor bana. Ne yapacağımı bildiğim sürece ona göre yaşayabilirim. Ayrıca kortizon almaya başladığımdan uyku düzenim bozulacak ve psikolojik olarak her şeye hazırlıklı olmalıyım. Bol miktarda oyun oynamaya çabalıyorum. (toplam uyku: 0 saat)k

Tedavi 2.Gün: Aynı şekilde kalkıp hastaneye gittim ve geri geldim. Yine kuzenim benimle birlikte geldi, damar tıkandığı için 20 dakikalık serum 1.5 saatte bitti ama olsun. Bunların önemi yok. Bu gün kendimi aynı şekilde hissediyorum aslında tek fark olarak gece hiç uyumamış olmam var. Kortizon bende böyle bir etki yapabiliyor, normaldir endişelenmeye gerek yok. Psikolojik olarak da kötünün iyisi konumundayım. Daha kötü zamanlarım olmuştu elbette ve akıl sağlığım yerinde. En azından fazla kaybetmedim kendimi. (toplam uyku: 0 saat)

Tedavi 3.gün: Bugün ben tek gittim ve bütün işleri kendi başıma hallettim. Gece uyumadığım için sabah 7de çıktım evden. Müzik dinleye dinleye devam ettim sonra da aynı şekilde geri geldim. Tuzsuz, şekersiz diyetini her zaman çok dikkate almışımdır ve bu yüzden kendime tuzsuz yenebilen yemekler için baharatlar aldım. Baharatlarla yemek güzelleştirilebiliyor, tavsiye ederim. İsterseniz ilerleyen zamanlarda tuzsuz yemek tarifleri de veririm eğlenceli olur. Psikolojik ve fiziksel olarak yorgun hissediyorum, güçsüzüm. Sanrılar tekrar başladı. Bunun haricinde Paşabahçede sosyal tesislere ufak bir kaçamak yaptım bugün. Fotoğraf çektim martıları izledim. İyi geldi, biraz rahatladım. Kendinden uzaklaşması gerekiyor insanın bu çok önemli yoksa çıldırmanın eşiğine yaklaşıyorsunuz. Çıldırmak kesinlikle ama kesinlikle güzel bir şey değil. (toplam uyku: 0 saat)

Tedavi 4.gün: Efendim yine aynı süreç. Gece bir saate yakın uyudum ve bu beni inanılmaz bir şekilde enerjik yaptı. İyi hissediyorum ama gözümde bir düzelme yok. Neden olabilir acaba gibi sorular kafamda sürekli. Elimden geldiği kadar düşünmemeye çabalıyorum ama ne mümkün. Daha sinirli tepkiler vermeye başladığımı fark ediyorum, daha çabuk parlıyorum. Bunlar hep kortizonun yan etkileri, daha sakin olmalıyım. Eğer ipin ucunu bir kaçırırsam bir daha toparlayamayacakmışım gibime geliyor. Bu nedenle elimden geldiği kadar kendimi tutuyorum. Gece zifiri karanlıktasınız ve bu şekilde yolunuzu bulmanız gerekiyor. Eğer yanlış yola saparsanız belki geri dönüş olmayacak veya o kadar yaralanacaksınız ki asla eskisi gibi olamayacaksınız. Geçmiş deneyimlerim bana kendimi en üst düzeyde kontrol altında tutmamı söylüyor ve elimden geleni yapıyorum. Bu atakta çok ama çok az insana söyledim neler olduğunu. Sonuçta biraz ilgi, şefkat bekliyorsunuz ve o gelmeyince ayrı bir sorun oluyor. Hissettiğiniz yalnızlık çok artıyor bu nedenle az kişi bilsin dedim ve onlarda yanımda olsun. Gariptir  ki bu insanların bile bir bölümü hiç arayıp sormadı, nasıl demedi bile kaç hafta geçmesine rağmen. Alışığım ben bunlara yalnızlık sorun değil, artık değil. Sağ olsun bir kaç arkadaşım var onlarda yeter fazlasıyla. (toplam uyku: 1 saat)

Tedavi 5.gün: Bugün kendimi çok bitkin hissediyorum. İnanın yazacak hiç gücüm yok ve bu güne fazla bir şey yazmayacağım. Her şey aynı sadece, hep aynı.

Tedavi 6.gün: Son iki kortizon kaldı geriye ve hala ben gözümün düzelip düzelmediğinden emin olamıyorum. Bir yerlerde çok önemli bir sorun var ve bu canımı sıkıyor. Kafamda nedenlere dair çok fazla şey var ama elimden geldiğince kaçıyorum cevaplardan. Bütün bir gün boyunca hiçbir şey yapmıyorum neredeyse. Sadece yatağıma uzanıp müzik dinliyorum. Aslında duygu dünyam açısından çok dalgalı bir gün oluyor bu ama anlatmaya gücüm yok ve hala günler bitmedi. Sayfayı kapatmak istiyorum ama yapmayacağım tahmin edeceğiniz gibi. Oldukça sıkıntılı olduğumu ve zamanın akmadığını bilin yeter. (toplam uyku: 5 saat)

Tedavi 7.gün: Efendim son kortizon ve derin bir oh çekmiş durumdayım. Günlerden pazar ve yarın doktoru arayacağım. Bakalım ne diyecek. İçimden bir ses 10 güne devam etmem gerektiğini söylüyor bende aklımın bir kenarına not ediyorum. Neredeyse hiç düzelme olmadı ve bu beni çok yoruyor. Yormanın da ötesinde yaşama isteğinizi elinizden alıyor, nedensiz kalıyorsunuz. Bütün bu sorularla birlikte sakinleştirici aldığım ve uyuduğum bir gün. Ne kadar özlemişim uyumayı anlatamam, ne kadar ihtiyacım varmış. Yazacak gücüm yok zaten çok da fazla bir olay olmadı. (toplam uyku: 10 saat)

Tedavi 8.gün: Pazartesi doktorumu aradığımda çarşamba günü kontrole gitmemi söyledi. Bugün günlerden çarşamba ve ben kontrole gidiyorum. Elbette yine tek başıma gidiyorum. Planlarda İ.Ü ye uğramak da var ama olmuyor tabi. Doktorun yanına gittiğimde nasıl hissettiğimi soruyor "iyi değilim" diyorum. Neredeyse hiç düzelme olmadığını ekledim sonra. Oğuz'cuğum dedi MS in kötü yanı bu işte. Bir süre sonra kortizon artık etki göstermemeye başlıyor ve bu şekilde de özürlülüğe doğru devam ediyor. Tahmin ettiğim bir şeydi ama birden duymak ses hızlıyla giderken bir duvara çarpmak gibi oluyor. Bir anda ne kadar yaşam enerjim varsa çekildiğini hissediyorum bedenimden. 10 güne çıkarıyoruz benim teklifimle artık düzelebildiği yere kadar. Bu gün aslında onca zamandır yüzleşmenin yakınından bile geçemediğim hastalığımla tam olarak yüzleştiğim gün olarak geçiyor tarihe. O anda ne hissettiğimi anlatabilecek bir kelime, cümle olduğunu zannetmiyorum ve bunu anlatmaya çalışmayacağım size. Sadece kocaman bir boşluk düşünün ve o boşluk haricinde kalan her şeyin önemsizleştiğini. Etrafımda bir anlamsızlık dalgasıyla birlikte hareket ediyorum. Nereye gittiğimi bilmeden yürüyorum yolda, umursamıyorum bile. Hayatın hiçbir önemi yokmuş gibime geliyor. Tek bir güzel tarafı var bunun Aylin ile buluşuyoruz dönüşte, bana çok iyi geliyor.  Onunla buluşana kadar da 2 saat kadar oyalanıyor ve kendimle baş başa kalıyorum. İşte anlatamayacağım bir zaman dilimi daha kendimle bu kadar uzun süre yalnız kalmamam gerekiyormuş ama artık çok geç. Sinirlerim ne kadar bozuk olduğunu görüyorum bugün tutmasam kendimi AVM de adamın birini dövecektim. Sonunda Aylin geliyor ve uzun uzun konuşuyoruz ve ilk kez anlaşıldığımı düşünüyorum bu süreçte. Tarifi imkansız duygular bölümüne ekleyelim bunu da. Olanları ona anlatmam biraz daha kabullenmemi sağlıyor ama çok bitkinim ve yorgunum. Eve dönerken yolda aileme nasıl anlatacağımı kuruyorum sürekli, aileme nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum bir türlü. Yaşlandığımı ve öldüğümü hissediyorum ve tekrar ve tekrar. Tekrar ve tekrar, tekrar ve tekrar. Çok zor bir gün, insan ne derece güçlü bir varlıkmış buna şaşırıyorum. Hala yıkılmadığıma göre (ki hala sınırda yol alıyorum). (toplam uyku: 12 saat)

Ertesi gün tekrar kortizon. Eve geçince resmen bayılıyorum sanırım psikolojik durumum büyük etkisi var. Sabah yerimden kalkacak halim bile olmuyor ve hastaneye babam götürüyor. Bitkinim tamamen tükenmişim.(toplam uyku: 17 saat)

Tedavi 9.gün: Anlatacak çok fazla bir şey yok aslında. Aynı süreç yeniden, yalnızım. Sadece bugün tekrardan sosyal tesislere bir kaçamak yaptım. Simit yedim oh ya mahvettim tuzsuz diyetini ama umurumda bile değil. Kabullenmem lazım son gelişmeleri ama olmuyor, yapamıyorum. Anlatacak çok fazla gücüm yok biliyorum ve izninizle bu günü kısa bir şekilde geçmek istiyorum. Bitsin artık bu yazı daha fazla dayanamıyorum. (toplam uyku: 21 saat)

Tedavi 10.gün: Artık son kortizon. Bugünün en önemli özelliği MS güncesini açma fikrinin aklıma gelmesi ve bugün açıyorum artık. Huzurluyum artık, kendime gelmem için önümde uzunca bir süre var.  Doktorumun dediği gibi MS ile balayım bitti ve her şey asıl şimdi zorlaşacak. Yeni bir süreç başlıyor benim için. O kadar yorgun ve bitkinim ki elektrikler kesse de bütün yazılarım silinse diye dua ediyorum içimden. Ancak bu kolay yol olur ve ben kolaya kaçmayacağım. Bir yolculuğa başladım burada ve elimden geldiğince devam edeceğim. Şimdi biraz ara vermeli ve daha sonra tekrar bu sayfayı açmalıyım.  Açtım ve son hali bu daha fazla yazacak gücüm olduğuna inanmıyorum. Artık bir sonraki sefere (inşallah olmaz) yazarım daha detaylı gün be gün. Anlatmayı unuttuğum yüzlerce şey var ve onları da elimden geldiğince tamamlamalıyım. (Geçen zaman 14 gün toplam uyku: 25 saat)

Şimdilik hoşça kalın, Allah yardımcınız olsun.



4 yorum:

  1. Senin de Allah yardımcın olsun ..kalemine kuvvet..

    YanıtlaSil
  2. Allah yardımcımız olsun 💪inanırsak başarırız

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah hepimizin yardımcısı olsun. İnanıyorum hepimiz başaracağız :)

      Sil