23 Aralık 2012 Pazar

Duygu durumu

Öncelikli olarak herkese merhaba umarım hepiniz iyisinizdir. Ben karışığım biraz. Neden karışık olduğumu hemen anlatayım size. En son baş dönmesi atağını geçirdim ve kortizon biteli neredeyse 1.5 ay oluyor. İlk başta kortizonu alınca hızlı bir biçimde iyileştim. Yürümem düzeldi, başımın dönmesi düzeldi ve kendimi gerçek iyi hissediyordum. Hatta fazlasıyla mutluydum. Öyle ki kısa zaman içerisinde kendimi toparlayacağımı düşünüp çalışmanın planlarını da yapıyordum. Gerçekten çok mutluydum ve huzurluydum. Sonra bir sabah uyandım ve başımın dönmesi geldi. Bunu da şu şekilde açıklayabilirim en kötü olduğum zamana 10 puan verirsek kortizon aldıktan sonra 4e kadar iyileşmiştim. 10 puanda başımın dönmesi en üst seviyedeydi, yürümekte zorlanıyordum. 4 te ise başımın dönmesi azalmıştı ve gün içinde beni rahatsız etmiyordu. Ancak ben tekrardan kötüleştim. Ne kadar kötüleştiğime gelince 7'ye çıktı ve başımın ısınmasına, yorulmama bağlı olarak 8'e hatta 9'a bile çıktığı oldu. Neredeyse bir aydır bu şekildeydim. İyileşmek bir yana kötüleşiyor gibiyim.

Tabi bütün bu süreç zaten yıpranmış olan beni iyice yıprattı. Çünkü iyi olmanın, hayatıma devam etmenin hayallerini kurarken tekrardan kötü olarak buldum kendimi. Tekrardan düşenemez hala geldim. Kitabımın bitmesi için 2 sayfa yazmam gerekirken onu da yazabilecek gücü bulamaz hala geldim. Tekrardan sinir katsayım arttı, kötü düşünceler zihnime doluştu. Bir taraftan da kendimi bırakmamam gerekiyordu. Bir ara depresyona girdiğimi bile düşündüm. Gerçekten kötüydüm ve toparlanmam gerekiyordu. Çünkü kötü olmaya devam edersem eğer iyileşemiyorum ben. Daha önce bunu deneyimlemiştim ve kendimi bırakamazdım. Bunun içinde birkaç tane şey yaptım. İlk önce iyileşeceğime inandım. Bu yazıda size onlardan bahsedeceğim biraz.

İlk önce iyileşeceğime inandım ve geleceği düşünmeyi bıraktım. Elbette zor bir süreç bu. Sürekli olarak ya iyileşemezsem diye düşünmeye çalışıyor beynim. Onu susturmak gerekiyor. Burada David Burns, İyi Hissetmek kitabındaki tekniklerden fazlasıyla faydalandım. Zaten yıllardır bu teknikleri kullandığım için çok zor olmadı benim için. Bu esnada Sabahattin hocamla bir görüşmem oldu. Güzel geçen bir görüşmeydi ve bana aynı yerden aynı atağı tekrar geçiremeyeceğimi böyleydi. Zaten peş peşe iki baş dönmesi atağı geçirmiştim ve üçüncünün olması ona göre olasılıksızdı. Bana göre ise sadece düşük ihtimalliydi. Zaten bir kaç ihtimal vardı. İlki psikolojim bozulmuştu ve bu yüzden kötüleşmiştim. Ancak kötüleşmeden önce harika hissediyordum ve terapistimle bunun olamayacağına karar verdik. İkincisi hasta oluyordum ve bu yüzden kötüleşmiştim ancak hasta da olmadım. Üçüncüsü ise tekrardan atak geçiriyordum ancak zaman geçtikçe yürümem bozulmuyordu. Yani atak geçirme ihtimalim de oldukça düşüktü. O zaman bilinmeyen bir ihtimal daha vardı. Ben de sebepleri düşünmeyi bıraktım.

Bir şeylerle uğraştığım, film izleyip kitap okuduğum veya oyun oynadığım zaman kötü düşüncelerin zihnime uğramadığını fark ettim. Ayrıca bu düşüncelerle en çok yatağıma yatıp uykuya kalmadan önce karşılaştığımı gördüm. Bu yüzden kendime düşünecek zaman bırakmamaya karar verdim ve sürekli olarak bir şeylerle uğraştım. Amacım düşüncelerimin etkisi altında kaybolmamaktı. Ayrıca bir şey daha denedim o da yatağa yattıktan sonra kendime düşünecek zaman bırakmamaktı. Bunun için de gözlerimden uyku akana kadar oturdum. Böylece başımı yastığa koyduğum zaman uyuyacaktım. Oldukça da faydalı oldu. Gün içinde beynim bana kötü şeyler söylemeye başladığı zamanlarda da onu susturmaya çabaladım. Böylece depresyon belirtilerim azaldı ve ben kendimi daha iyi hissetmeye başladım. Nasıl hissettiğimi de 10luk sistemde göstermem gerekirse en kötü hissettiğim zaman puanım 3 olursa eğer şu anda 6. 3 olduğu zaman kaçmak, isteyip geleceğimin çok kötü olacağını düşünüyordum. Hatta bunlar için, çalışamam için, etrafımdakileri üzdüğüm için kendimi suçluyordum ve hayat gerçekten çekilmezdi. Sebeplerim tükeniyordu o zaman. Şu anda ise hayat çok daha güzel, iyileşeceğim, her şey benim suçum değil demeye başladım. Ayrıca hayattan aldığım zevk de arttı. Hala psikolojim çok iyi değil ama ortalamanın üzerinde bir yerdeyim. Hala canım yanıyor ama bir şekilde geçiştirebiliyorum onları.

Bu arada başka bir şey daha oldu. Ben Gilenya kontrolü için Cerrahpaşaya gittiğimde oradaki başka bir m.slinin beni tanıdığını gördüm. Yani blogumu tanıyordu. Daha sonra M.S derneğindeki bir toplantıya katıldım. Orada da beni tanıyan yani blogumu tanıyan insanlar vardı ve hepsi bana teşekkür etti. Novartiste çalışan birisi bana "ne kadar harika bir şey yaptığını biliyor musun?" diye sordu. Evet, ben bu blog ile harika bir şey yapıyordum ve insanlara yardım ediyordum. Bu düşünce bile beni toparlamaya yetti.

Son olarak şu anda nasıl olduğumu anlatmak istiyorum. Başımın dönmesi 8 seviyesinde. Yani başım ciddi anlamda dönüyor. Yürümemde sorun yok gibi ancak düz bir çizgi üzerinde yürüyemem. Sağa veya sola sapıyorum ufaktan. Bu çok önemli değil. Bunun haricinde toplu taşıma benim için oldukça sorunlu. Uzun zaman boyunca aynı vasıtada gidemiyorum. Ancak bunlara rağmen hala iyileşeceğime inanıyorum. Birkaç ay daha iyileşmem sürecektir ki bana göre en az 4 ay daha devam edecektir bu süreç. Bu zamanda da kendimi büyük oranda toparlarım. Ben hala umutluyum ve umut etmekten asla vaz geçmeyeceğim. Lütfen sizde inancınızı asla kaybetmeyin.

Son olarak bir şey söylemek istiyorum. Lütfen neler hissettiğinizi karşı tarafa anlatın ve onları da dinleyin. Bu şekilde bir çok sorunu çözebilirsiniz. Kimse anlatmak istediğiniz kişi, aileniz, arkadaşlarınız, sevdiğiniz hiç fark etmez kolundan tutup çekin ve anlatın. Emin olun bu bir çok sorunu çözecektir. İletişim kurun, karanlıkta kalmayın ve dışarıya çıkın. Gidin gezin demiyorum ama içinde saklandığınız o karanlık zindanın dışına çıkın. Emin olun dışarısı çok daha güzel. Hepinizi çok seviyorum. Kendinize çok dikkat edin.

14 yorum:

  1. Selam Oğuz, internete sık giremiyorum. Şuan kardeşimin laptop açıkken blog'una baktım ilk olarak. . içime mi doğdu anlamadım...Çok geçmiş olsun.. Biz hep yanındayızzz bunu unutma, her şeyi başardığın gibi bunu da başaracaksın biliyorsun bunu :)Sen daha güçlüsün tek anladığım bu . .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepimiz güçlüyüz sadece bende biraz deli cesareti var :) Çok teşekkür ederim

      Sil
  2. Aslında ben daha güçlü değilim. Sadece vaz geçmedim mücadeleden. Yokda hepimiz aynıyız. Teşekkür ederim desteğin için. Bunu hissetmek çok güzel :)

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Merhabalar paylasimlariniz icin takdir ettim sizi.ben de bir yili askin suredir ms hastasiyim.bu hastalik garip duygular yaratiyor ben bir atak gecirdim henuz.asiri yorgunluk yasiyorum mesela ama buna bazen size cok yakin insanlar bile anlamiyor.birilerinin hastaligimizi anlamasi icin atak mi gecirmeliyiz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anlatmanın bir yolunu bulmanız lazım. Biraz zor oluyor bence ufaktan başlayın bir süre sonra dinlemeyi öğreniyorlar

      Sil
  5. Çok teşekkür ederim öncelikle. Anlaşılmayla ilgili yazılar yazmıştım burada. Ancak anlatmak gerek. En basiti mutsuzsan onu söylemeli, açık bir şekilde konuşmalı bence herkes. Hem sen hem de etrafındakiler. Onlarda seni anlamak istiyor ama nasıl yaklaşacaklarını bilmiyorlar. Sende nasıl anlatacağını bilmiyorsun. En basiti blogumu okutabilirsin mesela. Sonra konu açılır zaten. Anlatmak gerek ama.

    YanıtlaSil
  6. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  7. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  8. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil