1. gün: Gelelim işim tedavi boyutuna. 27 Ekim 2012 tarihinde ilk kortizonumu almak için hastane gittim. Gerçekten mutluyum. Hatta çok mutluyum. Hani yukarıda dedim ya belirsizlik azalıyor diye aynı şekilde iyileşecektim. Yarın önemli değil benim için. Bu günü kurtarmalıyım aslında. Bir dostumun bana dediği gibi biraz umursamamak lazım hayatı. Çok uzun dönemli planlar yapmamam gerek. Biraz akışına bırakmak gerek sanırım. Yarın geliyor bir şekilde. Hayat dediğimiz şey ise bu günlerden oluşuyor. Bu yüzden bu günü yaşamak gerek. Dışarı çıkıp kelebekleri kovalamak lazım belki. Her daim gülmeliyiz aslında. Ne olursa olsun gülmeliyiz. Yavru bir köpeği sevmeliyiz mesela. Zevk almalıyız hayattan. Bu gün geri gelmiyor dostlar. Yarın ne olacağı ise belli değil. Kimse için belli değil ve elimizde sadece bugün var. İyi hissediyorum kendimi. Nefes aldığım için çok mutluyum. Beni seven bir ailem var, harika dostlarım var, çok iyi akrabalarım var. Daha ne isterim ki hayattan. İlk gün biraz polyannayım sanırım. Mutluyum gerçekten hemde çok mutluyum.
2. gün: Aynı mutluluğum devam ediyor. Baş dönmesi ataklarımın en sevdiğim tarafı hızlı bir şekilde iyileşmesi.Kortizon almaya başlayalı bir gün olmuş ve ben tutunmadan yürüyebiliyorum. Hastane kardeşimle gittik bugün. Otobüse bindik. Bayram indirimi vardı, çok mutlu oldum. Hızlı bir şekilde iyileşiyorum. Bolca güldük, eğlendik. İyileşeceğini bilmek harika bir duygu. Bunu nasıl anlatabileceğimi bilmiyorum aslında. Belirsizliğin içine doğru bakıp orada geleceği görmek gibi sanırım. Birkaç gün önce göremiyordum ben geleceği. Korkuyordum bu yüzden ama iyi olacağımı biliyorum. Yıkılmayacağımı biliyorum. Karşıma ne çıkarsa çıksın onu yeneceğimi de biliyorum. Adı ister M.S olsun ister başka bir şey. Yarın benim olacak dostlar. Çünkü ben inanıyorum. Her şeyden çok kendime inanıyorum ve beni seven insanlara. Sizde kendinize inanmaktan asla vazgeçmeyin.
3. gün: Hastaneye gidip kortizonumu aldım. Eve döndüm sonra. Aslında keyfim yerindeydi. Ancak babamla tartıştık bugün. Tartışma konusu basit. İşe gidip çalışamıyorum. Ona göre bunu istemiyorum bana göre ise iki ayda bir atak geçirdiğim için iş aramaya zamanım olmuyor ki bu arada bu kortizonum bittikten sonra iş aramaya ağırlık vereceğim. Zaten internet üzerinden her gün iş aramaktayım. Babamı da anlayabiliyorum. İşe gidip hayatımı kurmamı, hastalık psikolojisinden çıkmamı istiyor. Kendince haklı elbette. Ancak bugün bunların konuşulacağı gün müydü? Eğer moralim bozuk olursa iyileşemiyorum ben. En iyi onun bilmesi lazım iken inadına üzerime geliyor. En hassas olduğum zamanlar bunlar ancak bunu anlamıyorlar. En yakınında durup destek olması gereken insanlar bir bakmışsın karşında durmaya başlamış. Ben moralimi yüksek tutmak için elimden geleni yapıyorum ama bazen bu pek mümkün olmuyor. Kızgınım, üzgünüm ve böyle olduğum sürece iyileşme sürecim yavaşlayacak. İşte bunu hiç istemiyorum. Hep zor dengelerden bahsediyorum burada ve başka bir zor dengeden daha geçiyorum. Sürekli olarak iyi olmaya çabalamanın ne kadar zor olduğunu anlatamam size. Şu anda oldukça kızgınım ve öfkeliyim ama bu duygularımı bastırmalı ve iyileşmeye odaklanmalıyım. Hatta çok iyi biliyorum ki eğer kötü olmaya devam edersem sağlığım da kötüye gidebilir. İşte bu olabileceklerin en kötüsü olur. Düşüncesize desteksiz yürüyemediğimi. İşte bunu kabul edemem, etmemeliyim. Ben yenilmeyeceğimi söylemiştim size ve her ne olursa olsun daha da güçlü çıkmalıyım. Bazen istediğim gibi üzüldüğüm, canımı sıktığım, kızdığım o eski günleri özlüyorum. Sürekli kendimi iyi olmaya zorlamak inanın çok zor. Bazen bir noktada çatlayacakmışım gibime geliyor ama bir şekilde tüm çatlakları kapatmayı da biliyorum. Şimdi iyi olmalıyım her şeyi unutup. Kötüleşmek istemiyorum. Zaten sağlığım kötüye gidiyor. 10 ayda 5 atak geçirmişim. Bunun daha da kötüleşmesine izin veremem. O zaman gülümseyelim şimdi. Hayatın gözlerinin içine bakıp en güzel gülümsememizi takınalım. Dışarı çıkıp dolaşalım sonra, kelebeklerle konuşalım. Kuşların şarkılarına eşlik edelim. Kısaca hayatımızı yaşayalım. Yarın çok daha güzel olacak.
4. gün: Bu gün kesinlikle çok daha güzel bir gün. Enerjik hissediyorum kendimi. Sabah erkenden kalktım, giyindim ve evden çıktım. Telefonumdan müzik açtım biraz yüksek sesle ve şarkı söyleyerek ilerledim. Yürümem büyük oranda düzelmişti. Benden mutlusu olabilir miydi? Bir yere tutunmadan yürümekte zorlanırken neredeyse hiç sorunum kalmamıştı. Bazen bir an için durmak ve dinlenmek istiyor olsam da çok iyiydim. Sadece tuzsuz diyeti yüzünden tansiyonum düşük biraz. Tansiyonum düşük olunca daha önce bayıldığım için bende evden çıkmadan önce birkaç tane zeytin yiyorum. Normalde tuz bana yasak olsa da bayılmamak için yapmam gereken bir şey bu. Zaten içtiğim su miktarını artırarak vücuttan kortizon atılmasını yine de sağlayabiliyorum. Bayılmak gerçekten çok sıkıcı bir şey, tekrardan bayılmaya hiç gerek yok değil mi :)
5. gün: Yine güzel bir gün ve yine çok mutluyum. Sabahattin hocamla konuştum ve 7. kortizondan sonra konuşmaya karar verdik. Ayrıca bugün 5.gün yani 7 ye iki gün kaldı sadece. Yatacağım kalkacağım, yatcam kalkcam ve kortizon bitecek. Elbette 10 güne uzaması ihtimali var ama iyileşme hızıma bakarsam buna gerek olacağını zannetmiyorum. Elbette yürümem düzelirken bir taraftan da başımın dönmesi devam ediyor ama yürüyebildiğim sürece bunun çok da önemi yok. Kendi işimi yapmaya devam edebiliyorum ve bu bana oldukça büyük bir özgüven aşılıyor. Sorunun olduğu yerde çözümlerde vardır ve o çözümlerin hepsini bulacağım ben. Ben kazanacağım bu mücadeleyi. Şimdiye kadar hep kazandım ve bundan sonra da böyle devam edecek. Ben gerçekten çok güçlüyüm. Bunun farkındayım ve daha da güçlü olacağım. Biraz kendi içimde hırslandığım bir gün sanırım. Ne yaşarsam yaşayayım ayaklarımın üzerinde durmak gerçekten harika bir duygu.
6. gün: Bir başka güzel güzel gün. Günlerin güzel olması için fazla bir sebebe ihtiyacı yok aslında. Yürümem büyük oranda düzeldi. Artık yürürken destek almıyorum veya duraklamıyorum. Tek başıma hastaneye gidip gelmem hiç sorun olmuyor. Başım dönmeye devam ediyor bu arada.Uzun mesafeli yürüyüşlerde neler yapabileceğimi bilmiyorum ama içimden bazı sesler o yürüyüşlere hazır olmadığımı söylüyor. O kadar toparlayamadım kendimi henüz. Başımın dönmesi bazen beni oldukça zorluyor. Özellikle bir kutudan bir şeyler içerken büyük oranda dönmeye başlıyor dünya. Eğer o esnada yürüyorsam durmak zorunda kalıyorum ama bu da geçer. Rize de geçirdiğim baş dönmesi atağından daha kötü oldum aslında ama o da geçmişti. Bu da geçer. Artık son bir gün kaldığına göre ufaktan tamam mı devam mı konusunu düşünmem gerekiyor. 7 günlük kortizon yeterli olur mu bilemiyorum. Rize de yedinci günün sonunda çok daha iyi olmuştum. Tabi buna tek başıma karar vermeyeceğim. Yarın doktorumu arayıp fikir alışverişi yapacağız beraberce. Büyük ihtimalle birkaç gün bekleyip öyle karar veririz ama önemi yok bunun. Gerekirse 3 gün daha kortizon alabilirim sorun yok. Önemli olan iyileşiyor olmam ve bu kesinlikle harika bir duygu. Çok mutluyum. Seviyorum bu hayatı, hepinizi seviyorum:
7.gün: Bugün kortizonun son günü. Hastanede serum alırken on gün olup olmamasını düşünüyorum. Ayrıca bugün terapi günüm ve gerçekten anlatmak istediğim çok şey var. Hastaneden sonra terapistime gidip biraz sohbet edeceğiz hem benim için değişiklik olacak. Ev hastane arasında mekik dokumaktan sıkılmıştım. Terapide güzel geçti. Hayatımla ilgili aldığım yeni kararlardan bahsettim ki netleştikleri zaman size de anlatacağım onları. Daha ataksız bir hayatı nasıl kurgularım onu düşünüyorum sürekli olarak. Ayrıca doktorumla konuştuk ve 3 gün daha kortizona devam etmeme karar verdik. Bana 10 gün vermezsek başının etini yiyeceğim söyledi. Hiç öyle bir şey yapmam ben. Ayrıca bu sefer kortizon gerçekten bana ağır geldi. Midem çok kötü durumda yanmasını bastırmak için içmediğim ilaç kalmadı ama pek işe yaramıyor. En azından uyku düzenim normale yakın diye avutuyorum kendimi. En azından o var.
8.gün: Güzel bir gün. Aslında çok huzurluyum. Hatta gerçeği söylemek gerekirse oldukça mutluyum. Yürümem düzeldi gibi. Uzun mesafeli yürüyüşlerde ne olacağını bilmesem de kısa mesafede oldukça iyiyim. Başım hala dönmeye devam ediyor. Bu yüzden hareket etmek zor geliyor. Hatta düşünmek bile oldukça yorucu ama geçecektir bunlar ve ben tekrardan normal halime geleceğim. Buna tüm kalbimle inanıyorum.
9.gün: Bir başka güzel gün daha. Son iki gün kaldı artık. Tekrardan acildeki doktorlarla samimi oldum. Zaten hepsi beni tanıyorlar ama artık sohbet ediyoruz, şakalaşıyoruz. Tabi bir de aldığım kortizon miktarı onları hayrete düşürüyor. Nasıl dayanıyorsun diye soruyorlar bana. Mecburum diyorum. Gerçekten de öyle, başka bir yolu yok. Biraz midem yansa, kemiklerim ağrısa da sorun değil. Hadi olumlu tarafından bakalım kortizon aldığım dönemlerde hiç astım krizi geçirmiyorum. Her kötü şeyin bir olumlu tarafı vardır. Hadi biraz olumlu tarafından bakalım hayata. Bu bizim hayat felsefemiz olsun. Yaşamak güzel, her şeye rağmen çok güzel.
10.gün: Çok mutluyum. Kortizonun son günü ve damar yolu ile dolaşmak zorunda kalmayacağım. Bir yere çarpmayayım, uyurken kolumdan çıkmasın, zarar görmesin gibi düşüncelerde yok artık. Kollarım biraz mor kalacak ama olsun güzel bir mor rengi oluyor. Çok iyiyim. Şimdi yapmam gereken bir süre boyunca psikolojimi en üst seviyede tutup iyileşme sürecimi hızlandırmak. Kötü olduğum zaman iyileşemediğimi çok iyi biliyorum. Önemli olan bu süreci en az kayıpla atlatabilmem. Ben kendimi toparladığım süre boyunca sizden bir şey istiyorum. Lütfen hayatınızda ne oluyorsa bir kenara bırakıp hayatın olumlu tarafına bakalım. Elbette zorluklar var, engeller var ama bir diğer taraftan da onların hepsini yenecek güçteyiz. Hepinizi çok seviyorum. Görüşmek üzere.
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilHarikaymış gerçekten bu. Sabahattin hoca gerçekten harika bir insan :) Onunla zaman geçirmek çok güzeldir
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilunut hastalığı başka şeylere odaklan bende çok sık atak geçirirdim en son tedavimde bitti bu iş dedim sersemlesemde kramplar başlasada hemen başka şeylere yöneliyorum inanılmaz işe yarıyor 12.yılım bu hastalıkda ve son 9 aydır bu şekilde aşıyorum
YanıtlaSilKesinlikle öyle bizim zihnimizi terbiye etmemiz gerekiyor :)
SilGüzel anlatmışsın gerçekten.. Bugün arabayı park etmek için Ankara'nın en işlek caddesinde arabadan hızla inip dubayı yerinden kaldırıp sonra olduğum yerde bir anda adım atamayınca ve caddenin ortasında arabama gitmek için tekrar yürüyebilmeyi beklerken arabadakilerin bana şaşkın bakışları arasında onlara güzelce el salladım:)) Gizemliyiz işte:))
YanıtlaSilBence çok karizmatiğiz :) herşeye rağmen devam
YanıtlaSil