Biraz son zamanlardaki duygu durumum hakkında konuşmak istedim. Biliyorsunuz kortizon biteli 6 gün oluyor ve oldukça zor bir dönemdeyim. İki gündür büyük bir sıkıntı var içimde, paranoyaklaşıyorum. Elimden geldiği kadar ani öfke patlamalarıma engel olmaya çalışıyorum ki bu oto kontrol mekanizmasının çalışması için yoğun bir çaba gerekiyor. Ayrıca iç seslerim pek bir konuşkan oldu son günlerde. Genel olarak mantıklı olsalarda bu blogun kapatılması veya sosyal ilişkilerim hakkında söyledikleri hiç kabul edebilir değil. Sanırım silahlarımızı çekeceğiz yakında ve bir savaş çıkacak. Onlar bana karşı kullanabilecekleri hangi argümanları varsa hoyratça savuracaklar ve bende tutunabildiğim ne varsa ona sarılacağım. Ne kadar sürecek veya neleri kaybedeceğim bilemiyorum ama iç seslerimin sesi fazla yükselmeden susturulması lazım. Bütün bunların üzerine vücudum iltihap toplayınca, sağ dirseğim şişip kocaman olunca işin eğlencesini siz düşünün. Araştırdığım kadarıyla kortizonun yan etkilerinden birisiymiş bu. Bağışıklık sistemi çökünce en ufak bir enfeksiyon çok hızlı bir şekilde büyüyebiliyor. Ben tedavi için antibiyotik kullanmaya başladım ve büyük oranda iyileşti kolum. Sadece birkaç gün boyunca sürekli olarak iltihap aktı bende dirseğim bandajlı gezmek zorunda kaldım. Sinir bozucu bir durum ama bunlar önemsiz, ufak şeyler. Kortizonun bir başka harika yan etkisini keşfettim! Ve evet konuyu değiştirme sebebim iç seslerimin beni yüzleşmekten alı koymak istemesi.
Bu yüzden tekradan duygu durumum konusuna inmek istiyorum. Biraz yalnız hissediyorum kendimi evet doğrudur. Biraz falan değil aslında neredeyse yalnızlık duygusu bütün bedenimi kaplıyor ve biraz da terk edilmişlik hissi var. Şurada geçen 3 haftalık süreçte çok yakın dostum olduğunu düşündüğüm insanlara bahsettim sadece ve gariptir ikisi hariç ne arayan oldu ne de soran. Bir taraftan kabuğuma çekilmek istiyorum ama birilerinin seni önemsediğini de bilmesi gerekiyor. Bu düşünceler zaten vardı ama kortizonun da etkisiyle armış durumda son günlerde. İç seslerle olanlaran bahsetmiştim zaten beni inanılmaz derecede yoran, bütün enerjimi tüketen başka bir süreç de bu. Onlarla çok daha büyük savaşlarımız olmuştu ancak şu anda benim silahlarım çok az. Eskiden çok daha hazırlıklıydım ama umut ediyorum geçecektir. Nasılsın sorusuna iyiyim diye cevap vermiyorum artık. Bunu da hem yüzleşmek, hemde yüzleştirmek için yapıyorum. Butün bu ms güncesi ve diğer şeylerin olduğu süreç beni kendimde tutuyor. Kendimde kaldığım sürecede mücadele edebiliyorum. Tabi bu kendindelik o iç seslere benimle konuşma şansı veriyor. Olsun iki uçlu bir değnek örneği bu noktada geçerli.
Sağlık psikolojisinde uzman bir psikolog bulmak ve onunla terapiye başlamak istiyorum. Tanıdığınız var ise eğer lütfen iletişime geçin benimle. Bu kendime uyguladığım terapiyi birisinin takip etmesi ve yönlendirmesi gerektiğine inanıyorum. Sanırım anlatabileceklerim şimdilik bu kadar. Yazının başlangıcında olduğumdan kat be kat daha kötüyüm. Daha fazla yüzleşmeye gücüm yok çok istememe rağmen ara vermek zorundayım. Uyku sürem günlük 4 saate kadar çıkmış olsa da hala daha fazlasına ihtiyaç duyuyorum. Bir konuda şanslıyım ama bazı tehlikeli istekler düşmedi kafama umarım uzak olurlar. Bir de onlar gelirse zaten değmeyin keyfime o zaman. Hani bir fırtına düşünün ve merkezinde, çevresinde, her yerinde siz olun. Fırtına kelimesini dün yazdığım hikayedede kullandım sanırım şu anda hayatıma bakışım bu yönde. Garip bir rastlantı veya bilinçdışımın bir diğer oyunu yazdığım son iki hikaye "ayrılık" hikayesi. Ben yazarken dinlediğim şarkılara bağlasam da galiba bunlardan fazlası var. Kendi içime doğru yolculuklar yapıp daha da derinlere inmem gerekiyor. Hatta butün yazılarımda bahsettiğim derinlere inmekten kastım da bu yönde.
Evet yazıyı bitirmek istediğimi yazdıktan sonra bir paragraf kadar daha devam ettirebildim. Daha fazla devam edemiyorum ki şu anda içimde olanların boyutunu bir düşünün. Kendimle çelişiyorum sürekli olarak karşıt fikirler çarpışıyor. Normalde iki fikir vardır ve onlar çarpışır değil mi? Bende öyle olmuyor işte milyonlarca fikir var ve hepsi birden çarpışıyor. İşte bu yüzden bir taraftan gitme, bir taraftan kalma isteğim. Bir taraftan yüzleşmek için can atarken diğer taraftan deli gibi kaçmak istemem. Evet ruhumda sonsuz sayıda pranga var ve benim hareket etmemi engelliyorlar. Kıpırdayamıyorum bile. Mücadele yöntemim ise basit. Çelik prangalara yumruklarım ile vurarak kırmaya çalışmak. Çoğunlukla kırılan kemiklerim oluyor ama eninde sonunda o prangalar da kırılacaktır. Pes etmeyeceğim bu blogun size neler kazandırabileceğini gördükten sonra ve desteğinizi hissetmenin ardından asla yapmayacağım. Bir şeyler değiştirebilirim ben ve inanın bana bu her şeye karşı kullandığım en güçlü argümanım. Daha önemli bir şey yok.
Ve bitirmek istediğimi yazdıktan sonraki ikinci paragraf da bitti ve şu anda bir sinir krizinin hemen kıyısında duruyorum. Yazmadığım belki milyarlarca şey var ama olsun. Sonuçta hem anlattıklarım ile hem de anlatmadıklarım ile yüzleşiyorum. Durmuş ve klaveye boş boş bakıyorum. Gerçekten durmam gerekiyor. Terapinin dozajını ayarlayamazsam eğer olacaklardan korkuyorum Aslında bu yazıyı bitirmek iç seslerime geçici bir zafer verebilir ama ben tekrar geleceğim daha güçlü olarak. O gün geldiğinde görüşmek üzere dostlar. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Kendinize çok dikkat edin.

Takip ettiğin en ilginç blo bu olacak gibi geliyor bana...Lütfen yazmaya devam et ki ben de yanılmış olmayayım bu tahminimde :)
YanıtlaSilblogu*
YanıtlaSil:) devam edeceğim elimden geldiği kadar. amaçlarım büyük =))
YanıtlaSilÖncelikle hayırlı ve acil şifalar dilerim..
YanıtlaSilAğebeyim MS hastası, Uzunca bir süredir ÇUHAÇİÇEĞİ yağı kullanıyor, ve hamdolsun ki ozamandan beri atakları olmuyor..
Çuha çiçeği yağını tavsiye ederim..
yalnızlığı yada kabuğuna çekilmeyi seçme.İnsan ilaçtır derim ben.Ne kadar sıkıntılı olursan ol bi insanla sohbet ettiğinde biraz anlıkta olsa unutuyosun bişeyleri.Sonra tekrar aklına gelmiyor mu evet geliyor.Ama "o anı" kurtaruyorsun en azından.. iç sesin çok karamsarmış.. gerçekçi olmayı, bardağın dolu tarafından bakmayı öğretelim ona olur mu ? :)
YanıtlaSil@Dilşad teşekkür ederim bende ağabeyinize geçmiş olsun dilerim. inşallah en kısa zamanda şifa bulur.
YanıtlaSilçuha çiçeği yağını bir süre denemiştim bende pek işe yaramadı ve bıraktım. yine de teşekkür ederim =))
@Doğa İnsan her zaman ilaçtır ve bu ilacı düzenli olarak kullanmaya gayret gösteriyorum. Bu yüzden ya benim çabam, kendimi anlatma fırsatımız olsun diye. İç sesim karamsar değil aslında fazla gerçekçi ve gerçekleri de kendine özgü benimkilerle örtüşmüyor. Ben çok denedim öğretmeyi yapamadım ama bildiğin bir yöntem varsa denemeye hazırım =))