Biraz karşılaştığım zorluklar ve onlarla mücadele yöntemlerimden bahsetmek istiyorum. Bunca zaman aslında yüzeysel olarak bahsettim ama hem fazla zaman olmadı hemde net olarak anlatmadım bu konuda. İlk MS olduğunuzu öğrendiğiniz andan itibaren başlayan bir mücadele süreci vardır. Bu mücadele direnmekle ve red etmekle başlıyor. Biliyorum kimse başına böyle bir şey gelmesini istemez. Aileler yakıştıramaz çocuklarına ama olur. Neden olur, nasıl olur, niye olur bilmiyorum ama olur ve gelir sizi bulur. Daha önce yazdığım gibi en zorudur kabullenmek. "Bir yaşam nasıl değişir" başlıklı yazılarımda anlattığım gibi herkes için zor bir süreçtir. Ben bu süreçte karşılaştığım zorluklarla mücadele yöntemlerimi anlatacağım sizlere. Bir çoğu zordu gerçekten bir çoğu da fazla etkili değildi ama en önemlisi mücadele etme isteğimdi benim. Bu mücadele içerisinde bir çok farklı yol denedim en son geldiğim noktada da bu blog var. Şimdi izninizle aklıma geldiği kadarını, isimlendirebildiklerimi anlatmak. Bazıları biraz sıra dışı metotlar olabilir ama bizimde çok sıradan şartlarla karşılaştığımızı söyleyemeyiz.
İlk MS olduğumu öğrendiğimde bunun ne kadar büyük bir şok olduğunu anlatmıştım. Yeterli gelmediğine inanıyorum ama sonuçta yaşadıklarım bir kaç cümle ile özetlenebilecek şeyler değildi. Hiçbir şeyin belli olmadığını düşünün ve berbat bir halde olmanıza rağmen sürekli güçlü maskesini takıyorsunuz. O güçlü maskesi gerçek sizi eritiyor bunun farkındasınız ama yapacak bir şey yok çünkü etrafınıza onları iyi hissettirmek durumundasınız. Biliyorsunuz ki onlarda en az sizin kadar kötü ve en sizin kadar korkuyorlar. Bu aşamada ben uzun yürüyüşler yaptım mesela. Bir süre her şeyi arkanızda bırakmak için güzel bir yol gibi geliyordu. Saatlerce düşünmeden yürüdüm. Bir süre boyunca idare etti beni. Sonra bir kabullenme dönemine girdim. Başlarda çok yüzeysel bir kabullenmeydi ama tanıdığım herkese hastalığımı anlattım.Neden bunu yaptım diye sorarsanız ne kadar fazla telaffuz edersem eğer o kadar kabullenirim diye düşündüm. Evet yüzeysel bir kabullenme denemeleriydi ama bir yerden başlamalıydım. Gerçek anlamda yüzleşmeye de cesaretim yoktu hatta ne ile yüzleşebileceğime dair fikrim bile yoktu. Ne olduğunuzu bilmiyorsunuz sonuçta ve bu bilinmezlik çok büyük boyutlara ulaşıyor. Bir de Ms olmamdan bir kaç ay önce başladığım yazı var ki Ms ile birlikte ona iyice sarıldım. Şimdi size geçen gün fark ettiğim ufak bir detayı paylaşayım. Ben yazıya çok sıkı bir şekilde tutundum. Bir aşk oldu yazı, bir sevgili belki. Neden bu kadar tutunduğumu düşünürken şunu fark ettim ki "MS ve anlaşılamama" üzerine bir yazı yazmıştım. O derece anlatamıyordum ki kendimi anlatabildiğim tek yer olan yazıya tutundum. Düşünün kendinizi sadece orada ifade ediyorsunuz. Aslında benim için çok önemli bir fark edişti bu. Sizlere de kendinizi ifade edebileceğiniz bir sanat bulmanızı öneririm. Resim, müzik, yazı, ebru, heykel.. hangisi olursa olsun. Sadece kendinizi ifade edebileceğiniz güvenli bir bölgeniz olsun. İnanın bana faydası çok büyük bunun.
Sonrasında hayatımı yeniden kurgulamak vardı. O kadar büyük ve ulaşabileceğim hedeflerim vardı ki hepsi bir anda yok oldu. İnsan nereye gideceğini bilemiyor bana da öyle oldu. Hep "bir geleceğim yok benim, kocaman şimdilerimi var" derdim ama şimdi bu konuda ne kadar yanıldığımı anlıyorum. Aslında hepimizin bir geleceği var. Hepimiz bir gelecek kurgulamalıyız ve bu gelecek için çalışmalıyız. Diyebilirsiniz ki ben ne zaman çaba sarf etsem önümde engeller çıkıyor, hep hayat beni engelliyor. Ben de aynılarını yaşadım, çok fazla engellendim. Şunu da anladım bunca senenin sonunda kendimizi de bir o kadar belki daha fazla kısıtlıyoruz. Staj yaparken atak geçirdim ve bu beni iş hayatından inanılmaz bir şekilde soğuttu. Hatta korkuttu belki tam olarak yüzleşemediğim bir konu bu ama bununla da en kısa zamanda yüzleşeceğim. Aslında iş yerinde staj yaparken atak geçirmem tamamen oranın aşırı sıcak olmasından ve uygunsuz çalışma koşullarından kaynaklanıyordu ama bu bütün iş yerlerinin de aynı olduğu anlamına gelmiyor ki ben iş o noktaya geldiğinde hep kendimi geri çektim. Çok derin bir travma var bu konuda bende bunun farkındayım. Aslında anlatacak çok fazla şey var bu konuda ki ilerleyen dönemlerde ayrı bir yazı yazacağım. Bu yüzden şu andaki fikirlerimi anlatıp devam edeceğim. Şu sıralar düşündüğüm şey şudur dostlar; bir hedef belirleyip kendime ona ulaşmak için onlarca belki yüzlerce alternatif plan yapmak. Birisi olmaz ise eğer başka birisine yönelmek. O da olmaz ise başka birisine. Bu bize bir gelecek kurgulama şansı sunuyor ve bu gelecek planında inanılmaz bir esneklik sağlıyor. Bu şekilde yüksek lisans kaygılarını yendim ben ki iç seslerim ile birleşerek haftalarca perişan etmişti beni. Şimdi ise alternatiflerim var ve bu alternatifler kaygı seviyemi azaltıyor.
Başka bir dönemde geleceğime mektup yazdım. Daha doğrusu geleceğimi nerede görmek istediğime dair bir mektup ve gelecekte karşılaşabileceğim farklı durumlar için farklı mektuplar. Şöyle ki "bugün en kötü günüm" diyorsam açıp okuyabileceğim bir tane "çok mutluyum" diyorsam bir tane ve "geçmişimi özledim" diyorsam bir tane. Bunların hangi şartlarda açıp okuyabileceğimi de ilk mektubun içine ekledim. Yani bir zarfın içinde bir mektup kuralları belirten ve 3 tane ayrı zarf olmuş oldu. Her zarfta da ayrı bir mektup. Kurallar basit 3 şart haricinde zarfı açılmayacak ve açılan zarf kapatılırken içine ekleme yapılacak. Mesela ben "bugün benim en kötü günüm" diyerek 2 kere açtım ve her seferinde yarım sayfa kadar ekleme yaparak kapattım. Mantık çok basit aslında gelecekte hangi koşullarda olabileceğimi bilmiyorum ve eğer çok kötü bir noktaya gelirsem ben geleceğimi toparlamam gerekir. Beni her defasında ayağa kaldıran bir yöntem oldu bu. Sizde işe yarayabilir veya yaramayabilir ama bu şekilde sıra dışı yöntemler gerçekten faydalı oluyor tavsiye ederim.
Sosyal sorumluluk projelerine katılabilirsiniz. Bu şekilde dikkati kendinizden uzaklaştırabilirsiniz. Başkalarına faydalı olduğunuzu hissettiğinizde içinizdeki o büyük yalnızlık duygusu azalıyor gerçekten. Bu şekilde rahatlayabiliyorsunuz. Ayrıca Dr. David Burs'un İyi Hissetmek isimli bir kitabı var. Depresyona karşı bilişsel tedavi kitabı. Şu sıralar onu okumaya başladım ve gerçekten işe yarar bilgiler içeriyor. Herkese tavsiye ederim, inanıyorum ki hepimize çok faydası olabilecek bir kitap. Tedavi edici özelliği kanıtlanmış bir kitaptır. Size yol göstermesi ve çok sık girdiğimiz depresyondan kurtarması bakımından okunursa güzel olacağına inanıyorum.
Arkadaş çevrenizi, dostlarını tekrar düzenlemenizde güzel olabilir. Bende mesela bir çok dostum dediğim insan bana en ufak bir yardımcı olmamıştı hatta köstek olmaya çalışanlar bile oldu. Ben bir çok insan için bir çok şey yapmışımdır ve sağ olsunlar bir çok şeyi anlamamı sağladılar. Hayatınızdaki gereksiz insanları eleyin, canınızı sıkan kim varsa kendinizden uzaklaştırın derim ben. Canınızı gereksiz yere sıkacaklarına, canınızı yacaklarına ki bunun olma ihtimali çok yüksek bırakın gitsinler. Bu şekilde kendinizi değil onları cezalandırırsınız. Unutmayın siz zaten kendi içinizde yalnızs hissediyorsunuz ve onların varlığı bunu değiştirmiyor. Gerçek dostlarınıza önem verin. Az ama öz olsun derim ben.
Son atağımda Ms güncemi açtım mesela. En son mücadele yöntemim bu benim. Ne zaman bırakacak gibi olsam sizi düşünüyor ve devam ediyorum. Yüzleşmeliyiz dostlar ufak ufak da olsa yapmalıyız bunu. Yoksa kaçarak geçmiyor hayat ve biz zeki, entellektüel insanlar olarak çok özel bir gurubuz. Bir çok şeyi değiştirebiliriz yeterki kendimize güvenelim. Ben size güveniyorum, her şeyi değiştirebileceğinizi biliyorum. Bu hastalığın üstesinden gelebilecek kadar da güçlü olduğunuzu biliyorum. Yeter ki sizde kendinize inanın bende kendime inanayım ve beraberce üstesinden gelelim her şeyin. Bir gelecek kurgulayalım kendimize. Bunu başarabiliriz biliyorum. Tekrar söylüyorum size güveniyorum ben en az kendime güvendiğim kadar. Başarabiliriz biliyorum, üstesinden gelebiliriz bütün zorlukların. Yeter ki kendinize inanın ben size inanıyorum.
Şimdilik aklıma gelen mücadele yöntemlerim bunlar. Hepsi ufak ufak yüzleşmeyi de beraberinde getiriyor. Ben bu yöntemleri denedim ve kendimde çok az da olsa işe yaradıklarını biliyorum. Kendi yöntemlerinizi bulabilirsiniz bence. Belki benimkileri kullanırsınız belki kendinize daha işe yarar yöntemler yaratırsınız. Bir psikologun işe yarayabileceğini tekrarlıyorum bu noktada. Psikologa giderken bir seansta düzelebileceğinizi düşünmeyin, bu bir hayal olur. Benim 5 yılda yaşadığım yüzleşmeleri daha kısa bir zamanda yapabilirsiniz. Belki benim atlatamadığım travmaları daha kolay atlatabilirsiniz. Malesef sihirli bir ilaç yok psikolojimizi düzeltecek olsa keşke. Bu yüzden ufak ufak toparlamaya bakacağız. Ben hala kendime bir psikolog araştırmaktayım. Olur da terapiye başlarasm yaşadıklarımı da burada elimden geldiğince anlatmayı hedefliyorum. Umarım olur, bakalım.
Destek veren herkese çok teşekkür ediyorum. Bununla birlikte unutmayın ben size çok ama çok güveniyorum. Başarabiliriz!
Sevgilerimle..

Ben bu Dr.Burs adını bir yerlerden hatırlıyorum ;)
YanıtlaSilÇok güzelbir yazı olmuş..Gayet açık anlaşılır ve umut verici...
Sen de bir şeyler var ve sen her zaman bu özelliğinle birilerini ve güzellikleri çekersin kendine :)
SEvgiyle huzurla kal..
Çinli bir bilgin der ki; ''Kendinizi ya da karşınızdakileri cezalandırmadan önce gidin bir dostunuzla sohbet edin '' sözü söyleyen bilgeyi hatırlayamadım ;)
yazınızı okuyamadım ama inşaallah her şey iyi gidiyordur sizin açınızdan...
YanıtlaSilhayırlı cuma dileklerimle birlikte; sağlık ve huzur yolunda emin adımlarla inşaallah...
dua ile...
teşekkür ederim pabuç. inşallah dediklerin doğrudur ve güzellikleri çekebilirim kendime =) ismini hatırlayamadığın çinli bilginin sözü de pek bir anlamlıymış :P
YanıtlaSilevet her şey iyi gidiyor derin ve çok daha iyi olacak inşallah. güzel haftasonları geçirmenizi dilerim.
dua ile...
Güzel bir yazı olmuş. Bana sorarsan sen hep yaz biz de okuyalım. Bizi yazısız bırakma. Dualar seninle ve sen de duacı ol herkese inş.
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim. Ben hep yazacağım ama seninde okumanı beklerim haberin olsun =) Herkese sürekli olarak dua ediyorum zaten. Duaların için minnettarım ayrıca
YanıtlaSil