Yeni bir atakla karşınızdayım. Biliyorum ki sizde sıkıldınız artık aratlarımı okumaktan ama nedense ben yaşamaktan bıkmadım. Garip bir insanım doğrusu. Yoksa neden böyle olduğuna dair hiçbir mantıklı açıklamam yok. Neyse sızlanmayı bırakıp size hikayemi anlatmalıyım. Zaten hiç sevmem sızlanmayı.En son duygu durumu yazımda belirttiğim sol gözümde olan görme sorunum bir atağın parçasıydı. Parçasıydı diyorum çünkü tek belirti o değildi. Sağ dizimden başlayan ve kasığıma kadar ilerleyen bir uyuşma daha doğrusu hissizlik vardı. Ben hala gözümden emin olmaya çalışırken hissizliği fark edince kesin atak dedim. Önceki atağımla arasında 1.5 ay olmasına rağmen ataktı bu. Bunun nasıl bir sıkıntı olduğunu anlatmam inanın çok güç. Her gün ben daha iyi olacağım diyerek uyanıyorum. Psikolojimi yüksek tutuyorum, hastalanmıyorum, kendimi en üst seviyede kontrol altında tutuyorum. Ancak yine atak geçiriyorum. Durduramıyorum ben m.si. Yavaşlatamıyorum bile. Sanki ben mücadele ettikçe o üzerime geliyor. Ben yıkılmayacağım dedikçe o kafama kafama vuruyor ama ben yine yıkılmıyorum. Hissettiklerimi anlatması gerçekten çok güç. Herhangi bir kelime veya cümle onları anlatmaya yeter mi bilemiyorum. Yine de çabalıyorum işte. Anlatırsam azalır çünkü acılarım. Her şeyi içimde tutmayacağım artık. Yoksa patlarım belki daha kötü olurum, depresyona girerim. Ne kadar korkutucu gelse de anlatacağım her şeyi.
Sol gözümde atak geçirdiğimi söylemiştim size. Daha sonra sağ bacağımda yoğun bir hissizlik fark ettim. Daha önce hem sağ elimde hemde yüzümde hissizlik olmuştu. Bildiğim bir ataktı. Kasıklarımdan başlayan hissizlik dizime kadar ilerliyordu. Tabi bu olduğu zaman atak geçirdiğimden emin oldum ve hemen doktorumu aradım. Ertesi gün onun yanına gittiğimde bana kortizon almam için beklememi söyledi. 2 ayda bir kortizon alıyordum ve bu şekilde devam edersem bedenim isyan bayrağını çekebilirdi. Doktorumla bunu konuştuk o gün. Her atakta kortizon verilmemesi gerektiğinden bahsetti. Senede bir atak geçirsem hiç sorun olmayacaktı ama 9 ayda 4 atak geçirince her şey değişmeye başlıyor inanın.
Doktorum bana bir hafta beklemem gerektiğini söyledi. Büyük bir stres bu. Atak geçiriyorum ve iyileşmem için kortizon almam gerek ama sağlığımı korumak için almamaya çabalıyorum belki atak durur ve iyileşmeye başlarım diye. Bu süreçte kaygı seviyem en üstlere çıktı. Daha önce tecrübe etmediğim bir durumdu. O kadar büyük bir belirsizliğin içinde bulmuştum ki kendimi ne kadar çabalasam da çıkamıyordum içinden. Terapistimle uzun bir süre boyunca belirsizlik ve ms konuştuk. Sanki hayatımda başka bir şey yokmuş gibi.
Tabi doktorumu dinleyip bekledim. Bu arada bacağımdaki hissizliği her gün kontrol etmemek için eşofman giymeye başladım. Yoksa çıldırabilirdim doğrusu. Kendimi elimden geldiğince kontrol altında tutmaya çabalıyordum. O büyük belirsizlik olmasa psikolojik olarak hiçbir sorunum yok aslında ama o belirsizlik beni günden güne tüketiyordu. Yaklaşık 10 gün sonra doktorumun yanına tekrar gitti ve benzer bir konuşmayı daha yaptık ve ben tekrar beklemeye başladım. Tedavisi çok kolaydı ama doktorumun da dediği gibi geleceğimi de düşünmeliydim.
Yaklaşık olarak 3 hafta geçtikten sonra başımın dönmeye başladığını fark ettim. Bu benim 10. atağım oluyordu ayrıca. Aynısı 2 ay önce Rize de olmuştu.Bu yüzden çok iyi biliyordum bu atağı. Eğer tedavi olmazsam yürümem bozulacaktı ve hayat benim için oldukça çekilmez olacaktı. Hazır konu açılmışken biraz baş dönmesi atağından bahsetmek istiyorum. Baş dönmesi atağı desem de aslında tam olarak o şekilde olmuyor. Daha çok beyin dönmesi gibi düşünün. Beynimin kafamın içinde hareket ettiğini hissediyorum hep. Bunun sebebi de denge mekanizmasının bozulmaya başlaması. Normalde benzer durumlar orta kulak iltihabından dolayı olur. Ancak bende öyle bir olay yok tabi. Bir de unutmadan beynimin geriye doğru çekilmesi, sıkıştırılması gibi hisleri de eklemeliyim. Doğrusu oldukça sıra dışı bir atak.
Bu arada baş dönmesini tetikleyecek çok fazla şey olduğu için beklemeye devam ettim. Ancak bir atak daha geçiriyor olabilme ihtimalim çok yüksek geliyordu bana. İyileşmeyi beklerken daha da kötü oluyordum. Nasıl büyük bir stres kaynağı olduğunu anlatamam herhalde. Sürekli aklımda. Kortizon alsam diyorum kendime kısa zamanda toparlarım kendimi ama bedenim de mahvolmaya başlar. İki ayda bir kortizon alıyorum. En son aldığımda midem çok kötü durumdaydı. Doktorum kemiklerimi tehlikeli derecede zayıflattığını da söyledi. Hani hissizlik falan önemli değildi ama denge bozukluğu benim hayat standartlarımı oldukça düşürecekti. Lakin öyle oldu.
Önce yürümem bozulmaya başladı. Ben sürekli yürümemi test etmeye başladığım için hemen fark ettim. Bozulma da şu şekilde oluyor başlangıçta hemen açıklayayım. Sağ adımınızı normalden daha sola doğru attığınızı düşünün veya tam tersi. Yani eskisi gibi diz bir şekilde yürüyemiyorsunuz. Atak ilerledikçe ise bana olan şey bir süre yamuk yürüdükten sonra ne yapacağımı bilemeyip bir süre durmam. Dengemi o kadar kaybediyorum ki toparlamak için yürümeye ara vermem gerekiyor ve destek almadan yürümek oldukça zorlaşıyor. Tabi her daim dönen beynimi de eklemek lazım.
Bu arada ben doktoruma son bir kez daha gittim. Bayramdan önceki perşembe günüydü. Gittiğimde yürümem bozulmuştu ama benim için çok da sorun değildi. Pazartesi gününe kadar bekleyelim dedi bana. Kabul ettim bende. Doktoruma sonuna kadar güveniyorum ve onun sözlerinden dışarıya çıkmaya hiç niyetim yok benim. Günlerden Pazartesi olunca bayram bitene kadar beklemek istedim. Sabahattin hocamın da gönlü olsun istedim. Benim için endişelendiğini hissedebiliyordum. Tabi bayram bitene kadar beklememe gerek kalmadı. Destek almadan yürümek benim için işkence olunca doktorumu tekrardan aradım ve bana kortizona başlamamı söyledi. Hayat kalitem azalmaya başladığı anda kortizon tek çare oluyor. Bu şekilde 1.5 ay süren bir fark ediş sürecinden geçmiş oldum. Tabi bu arada gözümün kötüleşmesi durdu. Bacağımdaki hissizlik bacağımın tamamını kapladı ama olsun.
Bu arada neler hissettiğimi biraz daha açıklamak istiyorum. Anlatabileceğimden pek emin olmasa da yine de denemek istiyorum. 9 ayda 4 atak geçirdim dedim ya hani size işte m.s'im kötüye gittiğinin en büyük delili bu aslında. Yarın her zamankinden daha büyük bir belirsizlik halini alıyor. Rize'den geldikten sonra iş aramaya başlamıştım ama bu şartlar altında çalışma ihtimalim de kayboldu. Belirsizlik çukuruna atılan bir taş daha oldu bu. Tabi içimde kopan fırtınaları ki gerçekten içimde fırtınalar vardı. Kasırgalar, tsunamiler zihnimin her yerini kaplıyordu. Bütün bunların arasında moralimi yüksek tutmaya çabalıyordum. Kilit kelime belirsizlik aslında. Sabahattin hocamın dediği gibi m.s bir belirsizlik hastalığı. Elbette psikoloğum Börte'nin de desteği ile belirsizliklerle mücadele için bazı yöntemler belirledim. Bunları ilerde yazacağım bir m.s ve belirsizlik yazısı ile anlatmak istiyorum.
Benim için çok zor 1.5 ay oldu aslıda. Ancak kortizona başlayacak olmam belirsizliklerin bir çoğunu ortadan kaldırdı. Kendimi çok daha iyi hissediyorum. Yarın oluşabilecek başka sorunları da o zaman düşünürüm. Benim için önemli olan bu günü kurtarmak. Bu yarını tamamen boş bırakmak değilde bugünü önemsemek şeklinde. Aslında anlatacak çok fazla şey var ama kelimelerimin yetmediğini hissediyorum. Çok büyük bir belirsizliğin karşısında çok büyük bir korku olduğunu düşünün. Evet, her m.s atağında yoğun bir korku hissediyorum. Bu da benim mücadele ettiğim şeylerden sadece birisi. En azından kortizon alınca iyileşeceğimi biliyorum. Bu bilgi de bana mücadelemde büyük bir güç veriyor. İyileşememe ihtimalim var elbette ama dediğim gibi bu yarının sorunu ve bunun için şimdiden endişelenmem.
Ben m.s'ten kurtulacağım dostlar. Buna tüm kalbimle inanıyorum ve bunun için elimden gelen her şeyi yapacağım. Yüzleşmem gereken her ne varsa onlarla yüzleşip zaferlere imza atacağım. Bu şekilde m.s'in psikolojik olan bölümünden kurtulmuş olacağım. Biraz zor amaçlarım var ama bunları yapacak güçteyim. Her ne kadar belirsiz veya korkutucu olsa da hepsiyle de yüzleşeceğim. En sonunda zafer benim olacak.
Sizi çok seviyorum dostlar. Yarın bizim günümüz olacak hiç merak etmeyin. Her ne yaşarsak yaşayalım yarın bizim günümüz olacak.
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim gücüme güç kattığın için. Sağ olasın.
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
SilBen sadece mücadelesindeydim hayatın. Yenilmek olmaz dedim kendime ve ayakta durmaya çabaladım. Biraz böyle hayat. Ayakta kalmak istediğinde bir şekilde yapabiliyorsun bunu. Evet, insanız sadece ve her insan gibi evreni değiştirme gücüne sahibimiz. Hele biz daha bir güçlüyüz :)
SilBu yorum yazar tarafından silindi.
SilKesinlikle öyle. Yaşıyoruz aslında biz. Gerçekten yaşıyoruz bundan hep :)
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
Sil