
Öncelikle herkese tekrardan merhaba demek istiyorum. Farkındayım son zamanlarda pek yazamadım buraya ama affedin yoğun geçiyor zamanım. Gelişmeler var ve bunu bir sonraki duygu durumu yazımda anlatmak istiyorum. En önemli gelişme Türkiye MS Derneğinin duyurular bölümünde blogumun linkini vermiş olması. Güzel ve çok önemli bir gelişmedir ve daha fazla insana ulaşabileceğim anlamına gelir. Bu desteğinden dolayı derneğe çok teşekkür ederim.
Aslında ms ve iç dünya diye bir başlık açmak zor biraz. Sonuçta bu ayrımı yapabilmek beni oldukça zorlayacaktır. Birçok farklı başlığa girmem gerekecek ama olsun yazılması gereken bir konu bu. Öncelikli olarak çok aktif bir iç dünyam olduğunu söylemem gerekir. Hem yazıdan dolayı sürekli kurguladığım, tasarladığım bir bölümü vardır hemde kendi içimde mücadele ile geçen bir başka bölümü. Kendini ve dünyayı sorgulamayı beraberinde getiren bir hastalık olmuştur ms. Topluma uyum sağlama mücadelesini ve bu uyum sağlamada nelerle karşılaşılabileceğini daha önce anlatmıştım. Bu süreçte önümüze koyduğumuz veya küçük bir duvar iken onu daha da büyüttüğümüzü de anlatmalıyım burada. Bunların hepsi ve ayrıca iç seslerimiz de bu başlık altına giriyor. Bu yazıda tamamen kendi deneyimlerimi anlatacağım sizlere, aynıları sizde de olmak zorunda değildir. Hadi o zaman başlayalım.
Öncelikli olarak iç dünyanın müdavimlerinden bahsedeceğim biraz. Şimdi benim hep çok geveze iç seslerim olmuştur. Bunlar bir çok zamanlarda oldukça acımasız ve gaddardılar. Birde kortizonun ve diğer ilaçların olası yan etkileri ile birleşince gerisini siz düşünün. Şimdi düşündüğümde beni ne kadar kısıtladıklarını fark edebiliyorum. Mesela içimde "sen bunu yapamazsın..." diyen bir ses oldu. Sonra bu sese başkaları katıldı içimde bir senfoni oluşturdular tamamı yanlış notalarla. Her zaman onlarla mücadele etmeye çabalasam da öyle anlar oldu ki mücadele edecek gücü bulamadım kendimde. Öyle ki bir cümleyi o kadar fazla söylediler ki gerçek olmasa da gerçekmiş gibi düşündüm. Kısıtlandım ve engellendim. Şimdi bunun ne ölçüde yanlış olduğunu fark edebiliyorum. Meğer o iç sesler çok yalancıymış. Önümde benim koyduğum engellerden daha büyüğü hiçbir zaman olmamış. Elbette engeller var ama asla benim kendime yaptıklarım kadar kısıtlamadılar beni. Öyle bir hal aldım ki hiçbir şey yapamaz oldum, bütün yollarım kapandı. Aslında ben bir çok işi başarabilen, organizasyonlar düzenleyen, koşan, kovalayan bir adamdım ama iç seslerim bana yapamayacağımı söylediler. Bende inandım onlara ama gerçek bu değildi. Güncem bunun en büyük örneğidir ve çok daha fazlasını yapacağım. İç seslerimin önüme ördüğü her duvarı teker teker kıracağım, bunu yapacak gücüm var benim ve sizlerin de. Dr. David Burns'ün İyi Hissetmek isimli kitabını öneririm sizlere. İç seslerle mücadele adına çok değerli tavsiyeler vardır içinde.
Aslında onlarla mücadele etmek için gerekli bütün silahlara sahibiz. Benim bulduğum en güzel yöntemlerden birisi o geveze olup bir sürü şey söyledikleri zamanlarda her cümleye karşılık vermekti. "sen işe yaramaz birisin" dediklerinde ben de onlara "hayır, ben bir çok şeyi başardım..." diye cevap verdim. Kurdukları her cümlenin bir karşılığı oluştu bir süre sonra ve bu şekilde onları susturmayı başardım. Güç bir süreç kabul ediyorum ama başlarda düşündüğüm kadar da güç değildi. Şunu hep aklımda tuttum ki iç seslerim gerçekleri söylemiyor benim. Gerçekleri çarpıtıp benim moralimi bozmak, hayattan soğutmak istiyorlar. Hadi şimdi iş seslerimin benim bir parçam olduğunu ve aslında bütün bunları kendime yaptığımı da ekleyelim. Sonrasında bu cümlenin bitimine her iç sesin yanlış bir düşünceden doğduğunu söyleyeyim. Aslında ben yanlış düşüncelerimi düzelttikçe etrafımı saran duvarlarda yıkılmaya başladı. Aslında ne etrafımdaki insanlar beni umursamıyor ne de ben işe yaramaz birisiyim. Her zaman beni umursayan insanlar vardı ve ben bir çok şeyi başarmış birisiyim. Sevdiğim kadın benimle olmak istemediğinde sebebini ms dahil yüzlerce farklı şeye bağlamak yerine doğru kişi değilmiş veya doğru zaman değilmiş diyebiliyorum. Şartlar doğru olsaydı beni olduğum gibi kabul edebilirdi. Dışarıda doğru insanlarda var demektir bu sevmek ve sevilmek benim en doğal hakkım. Aslında ms beni kısıtlamadı sadece bana yeni ufuklar açtı biraz zor bir yolla olsa da. Kendimi kısıtlayan bendim. Msi kullanarak kendime duvarlar ördüm ve şimdi hepsini yıkmaya başladım. Başaracağım, başaracağız. Buna gerçekten inanmamız gerekiyor biz çok güçlüyüz ve her şeyin üstesinden gelebiliriz.
Aslında ben kendi içime kapandıkça, gerçekte ne hissettiğimi ifade etmedikçe içimde büyüdü her şey. Sonra aslında olmayan şeyleri kurgulamaya başladım. Bu konuda takdir ederim kendimi hep en olumsuz sonları tasarladım. Gerçeğin yanına bile yaklaşmayan oldukça fantastik kurgularım oldu. Bunların hepsini gerçeği görerek yenebildim, yenmeye çalışıyorum. Benim içime kapanmam değil de dışarıya açılmam gerekiyormuş. Bu güncenin ne ölçüde rahatlattığını biliyorum ben. Anlatabilmenin, anlaşılabilmenin ne kadar güzel olduğunu görüyorum. Aslında duygularımız içimizde değil dışarıya açtığımızda güzelmiş. İçeride en ufak kötü düşünce bir fırtınaya dönüşürken dışarıda aynı düşüncenin hiçbir etkisi olmadığını anladım ben. Gerçek hayat düşündüğümden daha sade imiş, daha basitmiş ve daha kolaymış. Söylediğim gibi çok yaratıcı iç seslerim vardır, olaylardan sıra dışı sonuçlar çıkarabilirler.
Ancak mücadele edebiliyorum şimdi. Çok daha güçlüyüm ve sizlere de bunun imkansız olmadığını söylemek istiyorum. İç sesler yenilebilir, yanlış düşünceler düzeltilebilir, duvarlar yıkılabilir. Bunların hepsi bizim elimizde. Msten avantaj veya dezavantaj yaratmak bize bağlı. En azından daha fazla şey biliyor, daha fazla şey görüyoruz bu bile inanılmaz önemli bir fayda. Aslında anlatacak çok şeyim var ama son zamanlarda karışığım biraz. Belki ilerleyen zamanlarda yine bu konudan devam eder, başka şeyler anlatırım size. Bizim her şeyi başarabileceğimize inanıyorum. Bunu yapabilecek güce sahip olduğumuzu biliyorum. Hepsi bizim elimizde
Sadece bu değilki HER ŞEY senin elinde :) bu karmaşıklık daha uzun sürmez umarım..
YanıtlaSilben de 15 yil M.S ile mucadele etmeye calisiyorum.M.S guncesinde yazdigin hersey ,bizi anlatiyor.Ne kadar,ortak s1k1intilarimiz vardir.Ortak olmayan sadece goruntumuzdur.En buyuk sorunumuz gucsuzluk ve yorgunluktur.M.S hastalarinda olan,ve kimsenin anlayamadigi yorgunlukla,mucadele etme yontemlerini,hasta arkadaslarimiz sizin ve bilir kisilerin yardimiyla ;kendimizi daha rahat hissedebiliriz.ben de yorgunluk mucadelesini bilir kisilerden ogrendigim kadariyle cozmeye calisiyorum.yoruldugumda bir yerde,hata yaptigimi anliyorum.rehberimiz oldugunuz icin size tesekkur ederm.IN TREATMENT dizisi de superdir ellerinize saglik bilgilendirdiginiz icin sagolun iyi ginlER. GONDEREN CUMHURIYE
YanıtlaSil@Doğa her şey bizim elimizde. düzelecektir merak etme ;)
YanıtlaSil@Cumhuriye sizin rehberiniz olmak için daha çok başlardayım ve haddime değildir. Sadece yardımcı olup, yol gösterebilirim elimden geldiğince. Bunu yapabildiğim ölçüde de devam edeceğim. Çok teşekkür ederim yorumunuz için dilerim hepimiz için çok güzel olur hayat. İyi günler dilerim...