Bu yazı boyunca güncemin bende yarattığı değişimleri anlatacağım. Bunun içinde değişimleri gruplara ayırdım onları anlatarak ilerleyeceğim.
1. Bu sınıflandırmalardan ilki "kabullenmek" adını taşıyor. Öncelikli olarak bu tarz bir günce açmanın, korkularını, hissettiklerini anlatmanın çok zor olduğunu söylemeliyim. Sonuçta kendimden bile sakladığım en derin sırlarımı anlatıyorum burada. Bu karanlık sırları anlatabilmek, yüksek sesle söyleyebilmek aslında benim onları kabullenmemi sağladı. Kabullenmek aslında benim kaçmaktan vazgeçmemi sağladı. Kabullenmek ise kaçmaktan vazgeçmemi. Bir korkunuz olduğunu düşünün. O korkuyu yenmenin en önemli yolu o korkuyu başkalarına anlatmaktır. Emin olun kimse size korkularınızdan dolayı gülmeyecektir. Hatta onunla yüzleşebildiğiniz için size saygı duyacaklardır.
2. İkinci aşamada ise "yüzleşme" bölümü geliyor. İlk aşamada MS'i kabullendikten sonra sıra onunla yüzleşmeye gelmişti. Şöyle düşünürüm hep, karanlık bir gecede bir şey tarafından kovalanıyorum. Ben hiç durmadan kaçıyorum ondan, nasıl daha kolay kurtulacağımı düşünmeden. İlk aşama olayı ve neden kovalandığımı düşünmekse eğer ikinci aşama beni kovalayanla yüzleşmektir. Bunun için kaçmayı bırakıp arkama bakmam gerekir. Bu sayede gerçekte neyin peşimde olduğunu öğrenebilirim. Bu yüzden bu aşamanın bir diğer ismi gerçeği araştırmak. Ben hep susuyordum ama içimdeki o yaramaz sesler konuşmaya devam ediyordu. Şu an çok net görebiliyorum ki o seslerin söylediklerinin neredeyse tamamı yalan. Bu aşamada ayrıca o sesin söyledikleri ile kendi gerçeklerimi karşılaştırdım. Çıkan sonuç düşündüklerimin çok büyük bir bölümün yanlış olduğunu gösterdi bana. Aslında amansızca kaçtığım şey o kadar da korkunç değilmiş. Bu aşama en az ilk aşama kadar zordu benim için. Aslında yüzleşmek etrafımıza ördüğümüz duvarları görmekti. Evet, biz sürekli olarak duvarlar ördük çevremize.
3. Üçüncü aşamaya ben "yüzleştirme" diyorum. Bu aşamada kendinizle ilgili keşfettiklerimi başkaları ile paylaştım. Tanıdığım hemen hemen herkese;aileme, arkadaşlarıma güncemi okutmuş ve anlattıklarımı onlarında bilmesini sağlamıştım. Bunu yapmaktaki amacım keşfettiklerimi onlarında öğrenmesini sağlamaktı. Benim içimde nasıl yaramaz sesler vardıysa onlarda da aynı sesler vardı. Bu yüzden kendi içimdeki sesleri susturduktan sonra onlardaki seslerle ilgilenmem gerekiyordu. Ayrıca bu aşama tedaviye giden en önemli bölümdü. Anlatmak gördüğüm gerçeklerin iyice zihnime işlemesini sağlamıştı. Ayrıca yıllarca içimde tuttuklarımın dışarıya çıkmasını sağlamıştı ki nasıl bir mutluluk olduğunu tarif bile edemem. Bunun için uyguladığım yöntem oldukça basitti. "Nasılsın?" diye soranlara gerçekte ne hissettiğimi açıkladım. Artık kimseden gizli saklım kalmamıştı ve bu beni harika hissettiriyordu.
4.Dördüncü aşamada artık bu yolculukta güçlü ve güçsüz yanlarımı öğrenmiş bulunuyordum. Bunu öğrenmek bana neleri yapmam gerektiğini anlatmıştı. Bu aşamanın bir diğer ismi de "eksiklerimi fark etmek"ti. Ayrıca bu aşama kendimi geliştirme adına çok önemliydi. Çünkü yapmam gerekenler burada ortaya çıkıyordu. Bir mslinin hayata bakışını anlatırken, neler hissettiğimi fark etmiş ve kötü duygularımı nasıl yenebileceğimi görmüştüm. Hep korku örneğini veriyorum ve ondan devam etmek istiyorum. Bir korkunuz var ve onu yenmek istiyorsanız eğer onunla yüzleşmek her zaman iyi bir yöntemdir. Duygu eğer korkudan daha karışık ise onu adlandırmak onu çözmek anlamına geliyordu. Birbirine karışmış bir ip yumağı düşünün. Onu nasıl açılabileceğini bulmaktı bu aşama.
5. Beşinci aşamada artık fark ettiğim eksikliklerle mücadele etmeye başlamıştım. Artık güçlü ve güçsüz yanlarımı öğrenmiş ve güçlü yanlarımı daha güçlendirmeye, güçsüz yanlarımı ise güçsüzleştirmeye çalışıyordum.Sonuçta artık yapmam gerekenler büyük oranda yönteme bağlanmıştı. Bana kalan ise yapmam gerekenleri yapmaktı. Daha doğrusu bu bloğu yazmak benim için çok zordu. Ancak bunu bırakmamam gerekiyordu. İnanın içimdeki o sesler bana bırakmam için binlerce sebep sunuyordu ama ben onların dediğini yapmadım. Çünkü bir savaşsa bu onu kazanmak istiyordum. Asla bir savaş olmadı evet ama yapmam gerekenleri çok iyi biliyordum.
6. Altıncı aşamanın ismi biraz uzun, kısaltamadım " küçük zaferlerden büyük mutluluklar çıkarma ve yenilgileri büyütmeme." Daha önce bahsettiğim gerçekleri görmek ile alakalı bu madde. Her yazıyı yazdıktan sonra kendimi tebrik ettim. Gelen her güzel yorumun ardından ne kadar harika bir iş çıkardığımı söyledim kendime. Aslında ufacık olaylardı ama ben hep büyüttüm onları. Büyütmeliydim çünkü benim için çok önemli başarılardı. Aynı şekilde kendimi anlattığım her insanda aynı şekilde hissettim. Kendini ödüllendirmek çok önemli. Cezalandırmayı bırakıp kendini ödüllendirmeli insan.
7. Yedinci aşamaya "yeni bakış açısı" diyorum. Bu aşamada artık hayata farklı bir gözle bakmaya başlamıştım. Bu bakış açısında eskiden yapmadıklarım, korktuklarım, kaçındıklarım artık ulaşılabilir olmuştu. Artık bir şeyi yapmadan önce defalarca düşünmüyordum veya vazgeçmiyordum korkularıma yenik düşüp. Düşünün ki kendinizi geri çektiğiniz şeyleri yapıyorsunuz. Ben yaptım, korkmadım ve başardım.
8. Daha önce küçük korkularımla yüzleşmiş ve yenmiştim. Şimdi sıra artık en büyük korkularımdaydı. Korkularımı isimlendirmekten bahsetmiştim ya daha önceki maddelerde. Ben en büyük korkumu, en çok kaçtığım şeyi biliyordum "çalışmak". Bu korkumun sebebini daha önce anlatmıştım. Staj yaparken atak geçirmemle alakalıydı ve sonrasında kaçar olmuştum ondan. Şimdi ise onunla yüzleşmem gerekiyordu. Onu yenmeliydim ki artık bıraktığım hayatımı geri kazanabileyim. Kendi ayaklarımın üzerinde durmak için onu yenmeliydim. En başından beri bu korkunun farkındaydım. Ancak yüzleşmeye cesaretim yoktu. İlk kademede herkese iş aradığımı söyledim ve bulunan her yerle görüşmeyle gittim. Yenmeliydim, hayatımı korkarak geçiremezdim. Sonuç mu şu anda çalışıyorum. En büyük korkumu yendim bu sayede, çok önemli. En büyük korkusunu yenebiliyor insan. Bunu asla unutmamalı. Her ne olursa olsun, kişi isterse her şeyi başarabilir.
9. Küçük zaferlerin tadını çıkardım evet ama artık çok büyük bir zafer kazanmıştım. O kadar özgür ve güçlü hissediyordum ki kendime beni hiçbir şey yıkamaz artık demeye başlamıştım. Etrafımdaki herkes de bunu görmeye başlamıştı. İlginçtir onlarında bana bakışı değişmişti. Bir anda eski elleri, kolları bağlı olan benden tamamen başka birisine dönüşmüştüm. Bu dönüşüm süreci çok zordu belki. Belki defalarca kez vazgeçmek istedim ama şu an görüyorum ki olduğum yerde olabilmek için yaptığım her şeye sonuna kadar değerdi.
10. Onuncu ve son aşamaya "güçlü olmak" diyorum. Bu aşama biraz daha "artık bu oyunda bende varım" demek gibi. Artık bu hayatta bende varım. Ben eksik değilim aksine ben bir çok insandan daha tamım. Ben bir çok insandan daha güçlüyüm ve ben o bir çok insandan daha fazla kendimim. Artık hayatın tadını çıkarmanın vakti gelmişti. Artık ne sevmekten, ne sevilmekten ne de başka bir şeyden korkuyordum. Hepsi benim hakkımdı ve hakkımı almak istiyordum. Sevmek dedim ya hani bilirsiniz ilişkiler korkutucudur bizim için. Artık değildi ben sevebilir, sevilebilirdim. Ayrılırsam da sorun olmazdı artık. Ben kendimdim, başkası değildim ve ne olursa olsun üstesinden gelebilirdim.
Bu şekilde bir özet geçmek istedim. Şu geçen 1.5 senede hayatımda nelerin değiştiğini anlatabildiğimi umuyorum. Şunu çok iyi biliyorum dostlar "biz her şeyi başarabiliriz.". Biz çok özeliz ve çok güçlüyüz. Lütfen asla mücadeleyi bırakmayalım ve asla buraya kadar demeyelim. Unutmayalım ki hayat devam ediyor.
Kendinize iyi bakın.
Hep güçlü olmanı diliyorum...Sen çok güzel bir iş yapıyorsun blogunda ve bu güzellik seni çok daha güçlü kılacaktır...
YanıtlaSilSaygılar...