16 Aralık 2011 Cuma

Bir atağın anatomisi, tedavi

Cumartesi günü sabahı evden çıktım. Amacım Cerrahpaşa'ya gitmekti ama yola çıktığım zaman anlıyorum ki oraya gitmem mümkün değil. Evde araba yok yani beni kimse götüremez. Çok acil bir çözüme ihtiyacım var yoksa tedaviye başlamam gecikecek ve bacağımın durumu kötüleşecek. Normal devlet hastanesinde kortizonu yazarlar mı diye düşünmüştüm zaten. Bu yüzden de önündeki tek yol en yakın hastanenin aciline gitmekten geçiyor. Bacağımın durumun oldukça kötüleştiğini görüyorum yol boyunca. Bir kaç gün daha beklemeye tahammülüm yok. Hatta keşke dün gitseydim diye düşünüyorum içimden. Acildeki doktora durumu anlattığım zaman tabi ki yazarız diyor ve orada 10 günlük kortizon yazdırıyorum. 7 gün bana hiçbir zaman yeterli gelmemişti ve bu sefer için 10 gün yeterli olacaktır. Aslında bütün o Cerrahpaşa'ya git, sıra bekle ve diğer her şeye bir kısa yol yaptım. Ancak bu noktada çok önemli bir uyarım olacak benim. Eğer o an için imkanınız var ise hastanenize, doktorunuza gidin. Çünkü en doğru tanımı ancak onlar yapabilir. Benim bu yoldan gitme sebebim hastaneye gidemeyecek olmam ve geciktikçe daha da kötüleşmemden korkmam.  Ancak siz doktorunuza gidin ve atak olup olmama konusunda daha doğru bir karar verin. Benim sabah yola çıktığımda en ufak bir şüphem yoktu atak konusunda.

Tedavi 1.gün: Paşabahçe Devlet hastanesi acilinde aldım ilk kortizonu. Geçen atak bu güne 5 ay geçmiş olması tam olarak bir önceki atağı unutmamı engellemişti. Zaten doktorlar da hemşirelerde hatırlıyorlar beni. Daha önce hiç bu kadar sık atak geçirmemiştim. Bunun garipliği var üzerimde. Ayrıca biraz da rahatlama var hani her şey netleşip kortizona başlayınca gelenlerden. Zaten biliyorsunuz babanem hastanede ve açıkçası bana ne olduğu çok da umurumda değil. Çok da kafama takmıyorum bu yüzden, endişelenebileceğim çok daha önemli konular var. Bugün benim için önemliydi öncelikle eğer olmasaydı Cerrahpaşa'ya kadar gidemezdim ve tedavim ertelenirdi. Bunun geri dönüşü belki pek de güzel olmazdı. İkincisi ise bu tarz durumlar için bir şekilde kendi başımın çaresine bakabildiğimi öğrendim. Biliyorsunuz şimdiye kadar bütün hastane işlerini tek başıma yaptım ve bu bana ayrı bir özgüven verdi. Ayrıca bu gün artık tüm acabaların bitip her şeyin başladığı gün. Bir şekilde iyileşeceğimi biliyorum. Benim için yeterlidir. Toplam uyku: 1 saat

Tedavi 2.gün: Sabah uyandım ve giyinip hastaneye doğru yola koyuldum. Çok fazla bir mesafe olmasa da biraz yürüme yolu var ve o gözümde inanılmaz büyüyor. Yürüdükçe sol bacağım ağrıyor ve zaten güçsüz olduğu için de yürümem iyice zorlaşıyor. Ancak hastaneye gitmeyi başardım. Zaten dönüşte yürümeye halim olmadığı için taksi tutuyorum. Yapacak başka bir şeyim yok. Hastanede klasik damar yolu tıkanması sendromu ile serumun bitmesi biraz uzun sürse de o geçen zamanı kitap okuyarak değerlendiriyorum. Bu arada iki gündür tuzsuz, şekersiz diyetine başlamışım. Günde iki öğün tavuk yemekten yakında gıdaklamaya başlarım elbet. Aralarda başka yemeklerde yapmalıyım kendime diye düşünüyorum bolca. Bir ara tuzsuz pilav yaparım güzel olur. Ayrıca bu gece yatmadan önce sakinleştirici aldım uykuma yardımcı olması için. Uykusuzluk beni çok yoruyor ama inanın gece boyunca yapabileceklerim de çok sınırlı. Biraz olsun o boşa geçen zamanı azaltmak için aldım ilaçları. Yoksa uyumamak çok sıkıcı. Toplam uyku: 2.5 saat

Tedavi 3.gün: Bugün beni kuzenim bırakacak.Arabayla gideceğimiz için de benim için çok güzel olacak bu gelişme. Her ne kadar bacağımdaki ağrı azalmış olsa da ve daha fazla yürüyebilecek gibi hissetsem de benim için harika. Hastanede güzel ve keyifli sohbet ediyoruz onunla. Aslında insan hastanelere gittikçe farklı bakmayı da öğreniyor. Mesela orada serum aldığım bu 5.atağım benim ve hemşirelerden tutun doktorlara kadar hemen hemen herkesi tanıyorum acilde. Onların beni tanıması önemli değil. Kimin nasıl bir kişilik yapısı olduğunu görüyorum, gelen diğer hastaları gözlemliyorum. Onların mücadele yöntemlerini anlamaya çalışıyorum bu zaman içerisinde. Herkes bir şekilde üstesinden gelmeye çalışıyor yaşadıklarının. Kimisi başarıyor, kimisi ise başaramıyor. Kimisinin zamanı gelmiş ve aşmış bir çok şeyi, kimisi ise hala bir işaret beklemekte. Aslında bekledikleri işaretin kendi içlerinden geleceğini henüz göremiyorlar. O işaret içimizde dostlar ve onu sadece biz ortaya çıkartabiliriz. Uyku için ilaç almaya devam ediyorum. Normalde çok fazla etkilemese de en azında fazladan 1 saatlik bir uyku uyumuş oluyorum. Toplam uyku 2.5 saat.

Tedavi 4.gün: Sabah erkenden kalktım ve yola koyuldum. Bacağımın biraz daha düzeldiğini hissediyorum. En azından yürürken yorulmuyor ve merdiven inerken ağrı olmuyor ama hala ayağımdaki güçsüzlük aynı şekilde devam etmekte. Bunu kafama takmıyorum çünkü daha büyük bir gelişme olması için çok erken. Hastaneye gidiyorum tek başıma ve geçen ataktan tanıdığım doktorla karşılaşıyorum. O da beni tanımış olmalı ki gülümsüyoruz birbirimize. Bu günün en güzel tarafı damar yolumun kapanmamış olmasıydı. Bu sayede serum normal vaktinde bitti. Ben de hastane de boşuna oyalanmadım. Ayrıca dönerken taksiye binmeye gerek duymadım yani bacağım eve dönüş yolunu kaldırabilecek kadar güçlenmişti. Beni mutlu eden gelişmelerdi bunlar. Bir diğer yandan nasıl hissettiğimi anlatmak istiyorum biraz. Pek duygulardan bahsetmediğimin farkındayım. Bir alışmışlık var üzerimde. Bütün olacaklara karşı hazırlıklıyım. Kolay değil yedinci atağımdayım ve artık süreci çok iyi biliyorum. Bir diğer taraftan da içimde neden tekrarladı sorusu dolanıyor. Pek umursamasam da bilinçaltında olduğunu biliyorum. İşten ayrılmam, babanemin hastalığı elbette etki etmiştir ama ben neden bu kadar hassas olduğumu merak ediyorum. Acaba hayata karşı duruşumda bir eksiklik mi var ki çok hızlı bir şekilde etkilenebiliyorum. Zihnimi fazla kurcalayan sorular değiller ama serum bitene kadar geçen zamanda onları da düşünmüyor değilim. Bununla birlikte kendimi güçlü hissediyorum, inançlıyım. İnancım bunun da üstesinden gelebileceğime. Kendimden fazlasıyla eminim ve bu eminlik sayesinde yıkılmıyorum. Dediğim gibi bu yedinci atağım ve çok daha kötülerini görmüştüm ve şimdi nasıl üstesinden geleceğimi de biliyorum. Moralim yerinde, keyfim de fena değil, ne istediğimi ve neye ihtiyacım olduğunu biliyorum bu süreçte. Sadece biraz yalnız hissediyorum ailem günün çok büyük bir bölümünü babanemin yanında geçirdikleri için. Çoğunlukla fiziksel bir yalnızlık çünkü desteklerini her şekilde ifade etmeye çalışıyorlar. Bir de hissettiğim bir duygu daha var ve tam olarak isimlendiremiyorum. Ancak korku olduğu tahmin ediyorum o duygunun. Atak arası zamanın azalmanı ve kış atağı geçirmemden kaynaklanan derin bir korku. O korkuyla da mücadele etmem gerekecek en yakın zaman içerisinde. Daha ne olsun iyiyim ben. Toplam uyku:2 saat

Tedavi 5.gün: Tipik bir hastane gezisi ile başlıyor günüm. Kortizonu alıp eve dönüyorum. Dönerken de tavuk ve türevi yiyecekler alıyorum ki tuzsuz diyetime devam edebileyim. Oldukça sakin bir gün aslında. İyiyim, keyfim yerinde. Moralimi en üst düzeyde tutmaya çalışıyorum ve kafamdaki bütün soruları da ileriki bir tarihte cevaplanmak üzere öteliyorum. Doktorumla konuştuğum zaman bir çok cevaba ulaşacağımı biliyorum ve daha önemlisi durumumun çok kötü olmadığının da farkındayım. Bu şekilde olunca sadece şimdiyi yaşıyorum ve süreci en iyi atlatmayı amaçlıyorum. Daha önce dedim ya artık deneyimliyim diye aynı şekilde neleri yapmam gerektiğini çok iyi biliyorum. Ayrıca bu gece uyku ilacı almıyorum. Kendimi oldukça yaratıcı hissediyorum ve bu yaratıcılığımı kullanma peşindeyim. Kurgulanmayı bekleyen iki güzide hikayem var ve uyumak yerine onlarla uğraşmak beni daha fazla mutlu ediyor ve dinlendiriyor. Toplam uyku: 1 saat

Tedavi 6. gün: Pek uyumamış olmanın da etkisiyle evden çıkmam biraz güç oluyor ama önemli değil. Hastaneye gider ve geri gelirim. Zaten pek yorgun da değilim. Garip bir etkisi var bende kortizonun. Uyuyamıyorum, dinlenemiyorum ama yorgun da hissetmiyorum. Sadece geceleri canım sıkılıyor o kadar. Onunda çözüm yolları çokça var. Hastanede sıradan bir gündü. Damar yolumun tıkanmamasına pek mutlu oluyorum. Oyun oynayıp, film izlediğim bir gün geçiyor bu şekilde. Gece yine uyku ilacı almıyorum. Hikayelerim beni beklerken uyumak olmaz tabi. Bütün gece onlarla uğraşıyorum. Dinleniyorum bu şekilde, iyi geliyor bana. Yazmayı seviyorum ve rahatlıyorum bu sayede. Toplam uyku: 1 saat

Tedavi 7.gün: Hastanede biraz karışıklık olsa da sistemle alakalı biraz uğraşınca çözülemeyecek bir şey değildi. Canım sıkıldı biraz sadece bu kadar. Bunun ötesinde normal bir gün daha geçti. Doktorumu aradım ve 3 gün daha devam etmek istediğimi söyledim. Bana hiçbir zaman 7 gün yetmiyor zaten. Bunu bildiğim için 7 değil 10 günlük yazdırmıştım kortizonu. Kendini tanımalı insan :) Doktorumla konuştum ve kararımdan bahsettim. Tedavin bitince bir ara gel durum değerlendirmesi yapalım dedi ve bende kabul ettim. Haftaya bir ara onunla görüşüp nelerin değiştiğini ve nelerin değişmediğini konuşacağım artık. Az kaldı 3 gün daha devam edecek ve bitecek.  Toplam uyku: 1 saat

Tedavi 8. gün: Bugün artık yürüme sorunlarımın büyük ölçüde çözüldüğünü görüyorum ve bundan dolayı mutlu oluyorum. Yürümemde çok büyük bir engelim olmasa da artık daha dengeli ilerleyebilmek kendimi iyi hissettiriyor. Ayrıca artık geriye çok fazla bir kortizon kalmadı ve bundan sonrası göz açıp kapayıncaya kadar geçecektir. Tedaviye başlayalı beri hep içimde olan bu süreci mümkün olan en iyi psikolojik güçle atlatmak istediğim için çok fazla düşünmeden geçen bir gün. Düşünüp, karaları bağlamanın çok anlamı yok bence. Şu anda benim için en önemli olan tedavi süresini en iyi atlatabilmek. Ayrıca günlerdir derinliklerimde konuşan yaramaz iç seslerimin bugün seslerini duymaya başladım. Sonrasında susturdum onları ama biraz canımı sıkabildiler. Zaman ne gösterirse ona göre davranırım. Önemli olan şu anı atlatabilmem. Toplam uyku: 1 saat

Tedavi 9.gün: Artık geriye kadar son iki gün ve her ne kadar hastaneleri seviyorum desem de sıkılmaya başladım ufaktan. Ayrıca boğazımda hafif bir ağrı hissettim. Bu ağrı oldukça önemliydi çünkü kortizon bağışıklık sistemimi baskı altına aldığı için bağışıklık sistemim çalışmıyor. Bu da bedenime girecek en ufak bakterinin, virüsün çok hızlı yayılacağı anlamına geliyor. Bu sebeple acilde ki doktora durumu anlattım ve o da antibiyotik yazdı bana. Hala kendim üzerinde tam kontrole sahibim. Hala istenmeyen düşünceleri zihnimden uzak tutabiliyorum. Bu şekilde daha güçlü oluyorum. Toplam uyku: 0 saat

Tedavi 10.gün: Son kortizonu da aldım ve hastaneye sevimli bir hoşça kal dedim. 10 gün kortizon aldıktan sonra yapacak pek bir şey kalmıyor. Sadece beklemek ve ona göre oyun planını belirlemek var. Aslında oldukça zorlayıcı bir sürecin içerisinde atak geçirdim ve bütün o karmaşayı oldukça iyi yönettiğimi düşünüyorum. Sonuçta bu atak benim için bir çok özelliğe sahipti. Başta kış atağı olması ve bir sene içerisindeki ikinci atağım olması gibi. Ancak bir diğer taraftan bu zor süreç ile mücadele yöntemim kendimle gurur duymamı da sağladı. Artık şunu çok net fark ediyorum ki ms bana zarar veremez ve sadece ben kendime zarar verebilirim. Bu farkındalık beni daha yukarılara taşımaya yetiyor. Evet bu blogu açmadan  öncesine göre çok da yükseklerdeyim şimdi .Dinlenmeli, kendimi toparlamalı ve ilerisi için kendimi hazırlamalıyım. Ayrıca bu atağın bana öğrettiği bir şey daha var ki duygusal konularda çok hassas oluyorum. Bu hassaslığımın sebeplerini bulmalı ve bir dengeye götürmeliyim. Sonuçta her iniş, çıkışta atak geçirirsem olmaz. Sanırım bu dinlenme sürecinde araştıracağım en temel konu bu hassaslığım olacak. 10 günlük toplam uyku: 12 saat

Okuduğunuz, destek verdiğiniz için teşekkür ederim dostlar. Varlığınız bana harika bir destek oluyor inanın. Şimdi izninizi istiyorum. Unutmayın gelecek hepimiz için çok güzel olacak. Hep birlikte başaracağız bunu.


Görüşmek üzere...

1 yorum:

  1. Merhaba. 10 yildir ms hastasiyim.Ben uykusuz kalinca bariz bir guc kaybi yasiyorum. Onceleri atak oldugunu dusunup kortizol aldim. Ancak artik uzun sureli dinlenmelerle atlatiyorum. Kortizolun uzun vadeli yan etkilerini dusununce karli bir cozum oldu.

    YanıtlaSil